30 AĞUSTOS ZAFERİNİN DOĞUŞU
       30 Ağustos zaferi için her TÜRK’ün söylenecek sözü vardır, bizimde söylenecek sözümüz vardı söyledik yazdık. 30 Ağustosta Dumlupınar’da bulunamasak da  atalarımızın yaptığı kahraman vatan savunmalarını yaşamış gibi özümsedik onunla coştuk onunla gururlandık. Vatan toprağını kanlarıyla sulayanları gelecek nesillerimize taşıyabilmek için onlar için makaleler yazdık kahramanlık şiirleri kaleme aldık.

  Türk milletinin şerefli başbuğu Alparslan TÜRKEŞ’inde söylediği sözü vardı. 30 Ağustos 1952 yılda Şanlı zafer bayramımız için kaleme aldığı söylevini sizinle yeniden paylaşmayı bir şeref bilirim              Araştırmacı Yazar Şadan KÖSE

 

                           30 AĞUSTOS ZAFERİNİN DOĞUŞU

   Celadet  ( kahramanlıkla)  şahlanmayan milletler ebedi bir karanlığa mahkumdurlar. Milletleri yaşatan ve yükseltenler, kahramanlardır.  Milletlere yol gösterenler zafer kapılarını açanlar, tarihlere şan verenler, yine kahramanlardır. İnsanlığın kaderine hükmedenler, medeniyet ufuklarına ışık tutanlar yine kahramanlardır.

Türk tarihi yüce bir kahramanlık menkıbesi olduğu gibi Türkiye cumhuriyeti de baştan başa eşsiz kahramanlar tarafından meydana getirilen bir eserdir. Bu eserin talih güneşi 30 Ağustos 1922,de Dumlupınar da kan ve ateşler içinde yükselerek doğmuştur.

30 Ağustos’ devletimiz için hiç şüphesiz her şeydir.

30 Ağustos, hiç şüphesiz bir kahramanlık abidesidir. Kahraman bir milletin , kahraman evlatlarının  asıl gayeler uğrunda hayatlarını feda ederek  inşa ettikleri bir abide, hayırın şerre, faziletin alçaklığa üstün bulunduğunun ….  Türklüğün yenilmez olduğunun parlak bir ispatı ve ifadesi.

Bu gün bu büyük zaferin hatırasını gurur ve saygıyla selamlarken, uzak tarihimizde cereyan etmiş, olan tıpkı bunun gibi başka bir kahramanlık vakası da  gözümüzün önünde canlanmaktadır.

680 yılındayız, Çinliler bütün Göktürk devletini istila etmişler. Türk yurdunun üstüne koyu bir karanlık çökmüş. Ordu dağılmış istiklal güneşi gurub (sönmeye başlamış) etmiş. Her yerden zincir sesleri geliyor. Artık Türk milletinin sonu gelmiş gibi görünüyor.

işte bu sırada daima dünyaya büyük kahramanlar yetiştirmiş olan Türklüğün bağrından İLTERİŞ KUTLUK adındaki bir Türk oğlu bütün ümitlerin söndüğü bir anda kurtuluş bayrağını açarak ortaya atılıyor. Etrafında kendisiyle beraber on yedi kişi. Koca Çin imparatorluğuna karşı baş kaldırıyorlar.

Milyonluk Çin Devletine karşı on yedi Türk savaşa koyuluyor. Önlerine çıkan düşman kuvvetleriyle yılmadan dövüşüyorlar.  17 kişi bir süre sonra 70 daha sonra 700 kişi oluyor.  Gittikçe çoğalıyorlar bir yıl kadar devam eden kahramanca savaşlar sonunda nihayet Türk milleti yeniden hürriyetine kavuşuyor.  İLTERİŞ KUTLU Türk devletine KAĞAN oluyor. 

Burada birkaç sözle özetlediğim şu büyük olay diğer,  milletlerin tarihinde eşine ender rastlana bilen şanlı bir destandır.

Bu şanlı destanın meydana geldiği tarihten 1240 yıl kadar sonra Türk milleti aynı şekilde bir felaketle karşılaştı.

1919 yılında, yani bundan yıllarca önce, verilen sözü namus sayarak, silahı elden bıraktığımız bir sırada, yeniden taarruza uğradık  

Yıllarca süren mücadeleden sonra nihayet  “ düşmanı Anadolulun harami ismetinde boğmak zamanı” geldi 26 Ağustos sabahı,  büyük Türk taarruzu başladı. Türk ordusu eski çağlarda olduğu gibi yine zafer kartlarının peşinde koşuyordu. Bütün millet vatan sevgisiyle hürriyet ve istiklal aşkıyla , düğüne gider gibi savaşa gidiyordu.

İman ve kahramanlıkla yapılan bir çok savaşlar dan sonra nihayet büyük gün geldi. 30 Ağustos günü düşmanın artık tutunacak hiçbir yeri ve hiçbir istinatgahı kalmamıştı. Her tarafı çember içine alınmıştı. Güneş batıp karanlık indiği zaman düşmanın büyük kısmı imha edilmiş bulunuyordu. Böylece birkaç yıldan beri yere düşer gibi olan Al Bayrağımın yeniden şanla ve şerefle göklere yükseltilmişti.  Bir daha inmemek üzere, ebediyen vatan ufuklarında dalgalanmak üzere, yükselmişti.   ALPARSLAN TÜRKEŞ  (30 Ağustos 1952)

 

 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×