SON VATAN PARÇASI
                                                                                                               hazırlaıan ŞADAN KÖSE
  Lozan barış antlaşmasında Lord Curzon’a; Rıza nur ısrarla Musul ve Kerkük’ün Bizim sınırlarımız içinde kalmasını ister. General neden diye sorduğunda “Eğer orada bir Kürt Devleti kurulursa Türkiye’nin başına bela olur”  der. Ama Lord Curzon kabul etmez, neden etsin ki, onlarda bunu istemiyor mu?  

20 Kasım 1922 Lozan barış antlaşması daha dün gibi. Rıza Nur’un korkusunu gerçekleştirmek için bütün dünya seferber olmuş çalışıyorlar. 

Bu konuda Alparlan  TÜRKEŞ’de çok kaygılı ve milyon kilometrekarelik ülkemizin avuç içi kadar kaldığından kaygılı

 

  “ Türk tarihini okuyarak 18. Yüzyıldan 20. Yüzyıla doğru yaklaştıkça, gönlümü büyük bir yeis ve sızı kaplar. Ruhumu teskin edilmez bir kızgınlık ve hareket ihtiyacı sarar.

   Her gün saldıran düşmanların önünde, gerileyen ordular... Her gün devrilen kale burçları üzerinden yere düşen bayraklar. Bırakılan ülkeler. .. 200 yıldan beri durmadan devam eden göçler.

   Devir dönmüş nihayet 20. Yüzyıla giriliyor. Batıda müthiş bir hareket ve yarış var. Biz de yine durgunluk.

   1911 batı Trablus savaşı roma elçimiz Türk-İtalyan dostluğu hakkında hükümete güven verici kapı gibi raporlar gönderiyor.

   Batı Trablus derken 12 adalar da işgal edildi. Tam o sırada balkan savaşı koptu.  Balkanlar savaşa hazırlanırken bizimkiler orduyu terhiz (Daığtmak) ettiler. Dedik ya Devlette elçiler de uykuda.

    Balkan savaşı denilen yüz karası Rumeli’yi sildi süpürdü.  Tekrar bir canlanma ile tarihi şehrimiz Edirne’yi tekrar kazandık.  Hele şükür Avrupa da ki milyon kilometre karelik ülkelerden sonra elimizde avuç içi kadar da olsa, yine bir toprak parçası alıkoyabildik.

    Öyle bir dövüş ki, zaferlere ve mucizelere bilgisizlik ve hıyanetlik cellat oldu. Neticede koca bir devlet yıkıldı. Suriye, Filistin, Irak gittiği gibi Anadolu’da parçalanmak tehdidi altına düştü. Nihayet müthiş bir şahlanış ve istiklal savaşı imanını kaybetmiş kimselerin akıllarına sığdıramadığı mucizelerden sonra işte büyük zafer ve kurtuluş. Bundan sonrada hür ve bağımsız Türkiye.

   Kenar ve uçlardan Midilli, Sisam, Sakız, On iki ada, Kıbrıs, Hatay ve Kuzey Suriye, Musul, Azerbaycan ve Batum,  kesilmiş ve kırpılmış olarak bir Anadolu ile, Batı Trakya, Doğu Rumeli ile kopmuş durumda avuç içi kadar Trakya’dan ibaret Bir vatan parçası…. Sınırların ötesinde de milyonlarca gözü yaşlı Türk.

   Davran ey tür oğlu! Davran artık elde ne harcanacak Rumeli ne Macar ülkesi, ne de Suriye ve Irak, ne Filistin, Mısır, ne Trablus ne Tunus ve Cezayir. Nede Kırım ve Kafkas kaldı. Elde kalan son vatan parçasıdır!.. son vatan parçası…”

  O avuç içi kadar kalan ülkemize de düşmanlar gözünü dikmiş orayı da parçalamak istiyorlar. Arap yarım adasındaki onlarca devleti yüzlerce parçaya bölerek daha kolay yutulur hale getirdikten sonra, sıra bizim ülkemize gelecek. Bunun ne zaman bilincine varacağız ne zaman gafletten uyanacağız bilmiyorum. 

 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×