Kiminle konuşsam uzun süre görmediği anasına kavuştuğunda  ona en çok sevdiği yemekleri yapmıştır. Hemde daha oğlu gelmeden günler önceden başlamıştır. Hatta sevdikleri yemekleri yapmaktan yorgun düşmüştür. Oğluna sevgisini böyle göstermiştir. 
  Benim anamda beni özler o da beni sever  ama bana en sevdiğim yemekleri yapmaz, belki de hangi yemekleri daha çok sevdiğimi bilmez ama anamın yanına gittiğimde bana öyle bir bakar öyle bir sarılır ki yüreğindeki o sevgiyi bana öyle bir taşır ki ben her şeyi unutur onunla mutlu olur onunla ısınırım onunla acıkır onunla doyarım. Yüreğinin bir köşesine oturur mutluluğun nirvanasını yaşarım boşver benim anam en sevdiğim yemekleri bilmesin, sadece beni sevsin. Onun sevgisinden doyuyorum zaten.
Evde yaşadığım çocukluk yıllarımı düşündüğümde. Çoğu zaman sadece çorba olurdu akşam yemeğinde yanında olmazsa olmazı mutlaka pekmez olurdu. Anam sarma saramamıştı ama çorbadan sonra yufka ekmeğe batırarak yediğim o pekmez var ya hiç unutamam. Sabahlarıda ya yufka ekmek tulum peyniri, yada tulum  peyniri ile yapılmış sıcacık sıkma ikisi de harikadır. Evde iki çeşit ekmek olurdu. Misafir varsa  buğday unundan ekmek yapılırdı., eğer misafir yoksa çavdar unundan ekmek yapılırdı. Tarlaya ekilen çavdar, buğdaydan daha çok hasat verirdi onun içinde tarlanın çoğu çavdar ekilirdi. Şimdi çavdar ekmeğini zenginler, buğday ekmeğini fakirler yer biliyorsunuz.
Benim anam en çok hangi yemeği sevdiğimi bilmesin, önemli değil ama direk yüzüme söylemesede beni sevdiğini biliyorum, uzun süredir uzak kaldığım bir gün yanına vardığımda, öyle bir sarıldı ki bana, belindeki kuşağına koyduğu fotoğrafımı düşürdü. Biliyordum anamın beni sevdiğini, biliyordum biliyordum. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Şevki Altuncekiç 1 hafta önce

Eline sağlık kardeşim.Butür yazılarının devamını diliyorum.

Misafir Avatar
Abdulvahit Doğar 2 hafta önce

Kıymetli Can kardeşim Şadan; derler ya, “ Ana gibi yar olmaz”. Bir ülkede, “cennetin anaların ayağının altında olduğu” kabul ediliyorsa ve hiç olmazsa o değere biraz yakın değer gören kıymeti oluyorsa; işte o ülke toplumunda huzur, hoşgörü, adalet, ahlaklı yaşam, demokrasi vs.her güzellik vardır derim. Kadınlar ve hele ana gibi yar olan can analar bir toplumda gerçek değerini göremiyorsa ( son yıllarda ülkemizde de olduğu gibi) o ülkenin iflah olması, istiklal ve istikbaline sahip olabilmesi çok çok zordur be Şadan gardaşım. Bir de şöyle bir şey söyleyeceğim size; bunu Atatürk Üniversitemizde okuttuğum derslerde de avazım çıktığı kadar bas bas bağırıyorum adeta:” Çocuklar okumalı ammaaaa kız çocukları illaki okumalı”. En derin selam, sevgi, saygı ve dualarımızla.