TÜRK EĞİTİM-SEN 4. OLAĞAN GENEL KURULU

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun sözleşmeli öğretmenlere bir söz verdiğini ancak aradan 600 gün geçtiğini belirterek, "Ben Milli Eğitim Bakanı olsam, bir söz verip tutmayınca vallahi istifa ederim. Bu koltuk, bu kadar mı önemli? Sayın Bakan senin kendi hükümetin seni insanların karşısında mahcup etti" dedi.
Türkiye Kamu-Sen'e bağlı Türk Eğitim-Sen'in iki gün sürecek olan 4. Olağan Genel Kurulu Sürmeli Otel'de gerçekleştiriliyor. Genel Kurul'a MHP, DSP ve Saadet Partisi'nden milletvekilleri ile 21 Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Ümit Özdağ ve Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız da katıldı.
Genel Kurul'un açılışında bir konuşma yapan Genel Başkan İsmail Koncuk, Türk Eğitim-Sen denildiğinde herkesin aklına 'adam gibi durmak' ifadesinin geldiğini belirterek, "Türk Eğitim-Sen deyince, milletimizin adına fedakarca mücadele etmek, milli hassasiyetlerimizi, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü savunmak akla gelir. Ama kendilerini 'sendika' diye isimlendiren ama isimleri duyulunca maalesef akla başka sıfatlar gelen sendikalarımız var. 'Yandaş' kelimesi, 'yalaka' kelimesi herhalde hiçbirimize yabancı
gelmiyor. Allah hem Türkiye Kamu-Sen'i, hem Türk Eğitim-Sen'i böyle kötü sıfatlarla anılmaktan korusun" diye konuştu.

ÇUBUKÇU'NUN 'SBS KALKACAK' AÇIKLAMASI
Türk milli eğitiminin başarısıyla ve başarısızlığıyla ülkenin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini ifade eden Koncuk, "Biz bu beceriksiz yönetim anlayışıyla, bu beceriksiz bakanlık anlayışıyla, -müsteşar yardımcımız da burada ama konuşmasında cevap verir-, Türk milli eğitimini nereye götürüyoruz sorusunu sormalıyız" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun dün 'SBS 3 yıl sonra kalkacak' şeklinde açıklama yaptığını belirten Koncuk, bunun olabilmesi için bölgeler arasındaki eğitim eşitsizliğinin, eğitim kalite farkının da mutlaka çözülmesi gerektiğini söyledi. Koncuk, "Bırakın Ankara'nın Güdül'ünü, Nallıhan'ını, Ankara'nın merkezinden kenara doğru gittikçe bile bir eğitim eşitsizliği görülüyor. Sayın Bakan önce şu sözü vermeli; 'Ben 3 yıl içerisinde bu eşitsizliği ortadan kaldıracağım'. Bunu diyebiliyor mu? Hakkari'de,
Van'da tezekle ısınan derslikler var. Öğretmen bulamıyoruz. AB ülkeleriyle mukayese ettiğimizde şu anda Türkiye'nin Portekiz'e göre 400 bin öğretmen ihtiyacı var. Hani yönümüz AB'ye dönüktü?" dedi.
"Türkiye'de 12 bin okulda birleştirilmiş sınıf uygulanması yapıldığını unutacağız, millete söylemeyeceğiz; 'Efendim SBS'yi kaldıracağız'. Sayın Bakan hayal aleminde yaşıyorsun, kim kandırdı seni, kim aldatıyor seni?" diyen Koncuk, tüm bu sorunlar çözülmeden bu sınavın kaldırılamayacağını söyledi. Her diploma notunun gerçek başarıyı göstermediğini belirten Koncuk, "5.00'ı şişirme şekilde almış bir öğrenci Anadolu Lisesi'nde öne geçerken, öğretmeni başarsın diye not vermemiş, zar zor 4.00 alan öğrenci
Anadolu Lisesine giremeyecek. Sayın Bakana birilerinin bir eğitim öğretimin ne olduğunu anlatması lazım" dedi.

"ÖNCEKİ EĞİTİM ŞURASI BİLE DAHA DEMOKRATİKTİ"
Milli Eğitim Şurası'nın 18'incisinin gerçekleştirildiğini belirten Koncuk, önceki Eğitim Şurası'nın Milli Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik zamanında yapıldığını hatırlattı. Koncuk, "Hiç demokratlığın yanından geçmeyen Hüseyin Çelik dönemindeki Şura bu dönemdekinden daha demokratikti. Orada başka siyesi partilerden gelenler vardı. En azından onlar konuştu. Gazetelerin köşe yazarları, mesela Abbas Güçlü vardı. O da konuştu. Bu şurada, Türk Eğitim-Sen'den başka 'yanlış', 'olmaz' diyen yoktu" diye konuştu.

Bütün eğitim çalışanlarının sözleşmeli hale getirilmesi ile ilgili bir maddenin şura komisyonundan geçtiğini ancak Türk Eğitim-Sen'in kavga çıkararak bunu çözdüğünü söyledi. Koncuk, "Eğitim çalışanlarının, kamu çalışanlarının geleceği bakımından, çocuklarımızın geleceği bakımından gerekirse kavga da ederiz. Bu maddeyi Sayın Talim Terbiye Kurulu Başkanımız, bazı genel müdürlerin desteği ile Genel Kurul'da iptal sözü verdiler ve bu sözlerini yerine getirdiler. Ama Türk Eğitim-Sen olmasa o madde geçecekti.
Emin olun, öğretmenler sözleşmeli olursa, Türkiye'de sözleşmeli yapılmayan tek bir kamu çalışanı kalmaz" dedi.
Şura'da 'andımız'ın da tartışıldığını belirten Koncuk, şöyle konuştu:
"İstiklal Marşı'nın zoraki katılımla yapılmaması konusunda bir madde maalesef Genel Kurul'dan da geçti. Yine biz karşı çıktık. Yani Türklük kelimesinden öyle bir rahatsızlık var ki bu ülkeyi yönetenlerce. Sayın Milli Eğitim Bakanında da ben bunu gördüm. Daha bakanlığının ilk gününde Türkiye'de andımızı tartışmaya açtı. Nerede bir Türk kelimesi var, orada bir sürü düşman var. Türkiye Cumhuriyeti devletinde yaşayacağız, benim milli kimliğimden bu ülkeyi yöneten insanlar rahatsızlık duyacaklar. Milli Eğitim
Bakanlığının görevi nedir. Benim kültürümü daha güçlü kılmaktır. Benim milli hassasiyetlerimi en yüksek seviyeye çıkarmaktır. Adının başında 'milli' kelimesi olan bir Milli Eğitim Bakanlığı'nın, Andımız'dan, İstiklal Marşı'ndan rahatsız olması düşünülebilir mi?"
Koncuk, İstiklal Marşı ile ilgili madde geçerse 'Türkiye'yi eylem alanına dönüştürürüz' diyerek bu maddeyi Şura kararları arasından çıkarma başarısını gösterdiklerini söyledi.

"AÇILIM RAFTA, MİLLİYETÇİLİK OYNANIYOR"
Son günlerde iktidarın 'açılım' sözünü rafa kaldırdığını belirten Koncuk, "Niye acaba? Milliyetçilik oynanıyor. Milliyetçilik milliyetçilerin elinden alınmaya çalışılıyor. Dün Habur'u yaşattınız. Bu milletin gözünün içine baka baka, evlatlarını şehit eden insanlarki kaldıracağız'. Sayın Bakan hayal aleminde yaşın kırmızı halılarla karşılanmasına göz yumdunuz. Ondan sonra milliyetçilikten, vatanseverlikten bahsedeceksiniz. Genel seçimler öncesinde bu millet bunu yiyorsa, bu millete de helal olsun diyorum"
şeklinde konuştu.
Şu anda 350 bin Eğitim Fakültesi mezununun işsiz olduğunu, üniversite mezunu 835 bin gencin KPSS'ye girerek iş bulmaya çalıştığını anlatan Koncuk, Meslek Yüksek Okulu ve düz lise mezunları ile birlikte toplam 4 milyon kişinin KPSS ile iş bulmaya çalıştığını söyledi. 'Türkiye Mısır olmaz, Tunus olmaz' şeklinde değerlendirmeler okuduğunu belirten Koncuk, "İnşallah olmaz. Biz ülkemizin huzurundan, bütünlüğünden yanayız. Elbette Türkiye Mısır, Tunus olmasın. Ama bu ülkeyi yöneten siyasi iktidar 4 milyon genç
işsizle ki sayı daha fazla, 'Türkiye nereye gidiyor?', 'Ben Türkiye'yi ne kadar iyi idare edebiliyorum?' sorusunu mutlaka kendisine sorması lazım" dedi.

ÇUBUKÇU'YA İSTİFA ÇAĞRISI
Koncuk, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun sözleşmeli öğretmenlere bir söz verdiğini ancak aradan 600 gün geçtiğini belirterek, "Ben Milli Eğitim Bakanı olsam, bir söz verip tutmayınca vallahi istifa ederim. Milli Eğitim Bakanı olmak bu kadar mı önemli ya. Bu koltuk bu kadar mı önemli. Sayın Bakan senin kendi hükümetin seni insanların karşısında mahcup etti. Sözünü yemene vesile oldu. Senin Başbakanın, senin siyasi partin, senin arkanda durmadı. Anandan Milli Eğitim Bakanı mı doğdun Sayın Bakan? Orada
oturmak zorunda mısın? Kalk kardeşim. Ya sözünü tut, ya da kalk" diye konuştu.
Koncuk, KPSS'daki kopya skandalının sorumlularının hala bulunamadığını da belirterek, bu konuda Meclis Araştırma Komisyonu kurulması talebini de iktidarın reddettiğini söyledi.

"AK PARTİ SİYASİ OKULU'NDAN MEZUN ÖĞRETMENLERE DİPLOMA"
Bayburt Valisi'nin bir milletvekilinin konferansına katılan öğretmenlere soruşturma açtığını belirten Koncuk, şunları söyledi:
"Aradım Sayın Valiyi; 'bu adamlar bir siyasi partinin bayrağını mı sallamış? Oturmuş dinlemiş' dedim. Bütün kamu çalışanları şuna dikkat etmeli. Yarın evinizde bir siyasi partiyi -her siyasi parti değil tabi- dinlerseniz yandınız. Size valilikler soruşturma açabilir. Sayın Başbakan diyor ya; üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne. Sayın Başbakan AKP'nin siyaset okuluna katacılan ve diploma alan bir başka sendikanın üyesi olan öğretmenlere, törende diploma veriyor. Bizim üyemiz de Bayburt'ta konferans
izlemiş. Maaş kesim cezası alıyor. Bu valilere şunu söylüyorum. Vallahi merkez valiliği daha şereflidir, daha itibarlıdır."



İHA
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×