ŞİMŞEK quot; 80 Milyon,Ülkenin Bekası İçin Şehit Olmaya Hazırdırquot;
470 sıra sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname üzerinde  söz alan Baki Şimşek Milliyetçi Hareket Partisi adına konuştu.
Mersin Milletvekili Baki Şimşekin Konuşması şu şekilde;

Kanun hükmünde kararnameyle olağanüstü hâl kapsamındaki kanun hükmündeki kararnamelerle doğrudan kamu görevinden ihraç edilen ancak yapılan inceleme sonucunda terör örgütüne veya Millî Güvenlik Kurulunca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ve iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilen bazı kişilerin kamu görevine iade edilmesi öngörülmektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak kanun hükmünde kararnameleri, Türkiye'nin içerisinde bulunduğu olağan dışı şartlar dolayısıyla, desteklemekteyiz. Tabii, kanun hükmündeki kararnameler çıkartılırken de adli sürecin biraz daha hızlı işletilmesi, adli soruşturmada takipsizlik kararı olanların, idari olarak hâlâ göreve başlayamayanların veya hain terör örgütünün kurduğu kumpaslarla, en son mor byLock tuzağıyla işten atılan kamu kurumundaki memurların birçoğu görevlerine döndüler daha önceki kanun hükmündeki kararnamelerle. Yalnız TÜRK TELEKOM gibi veya bazı kamu iktisadi teşekküllerinde veya ortaklıklarda çalışan bazı kişilerin hâlâ görevlerine dönemedikleri şikâyetini almaktayız. Kanun hükmündeki kararnamelerle bu mağduriyetlerin de giderilmesi yani özel sektörde veya kamu iktisadi teşekküllerinde çalışan, TELEKOM'da çalışan mor byLock mağdurlarının da bir an önce göreve dönmesi gerekmektedir eğer haklarında başka bir suçlama ve soruşturma yoksa.

Yine aynı şekilde, görevden ihraç edilen veya açığa alınan ama aylardır haklarında henüz hiçbir işlem yapılmayan, ne adli takibat yapılan ne soruşturma açılan ne de başka bir işlem yapılan birçok insan bulunmaktadır. Bunlarla ilgili de yine sürecin hızlandırılması yani komisyonlarda bekleyen yaklaşık 100 binin üzerindeki ihraç edilen insanlar hakkındaki kararın bir an önce net olarak verilebilmesi yani ya göreve iade ya da suçlusun... İnsanların ortada bırakılmaması lazım, bu konunun bir an önce netleşmesi lazım. Yani düşünün şimdi, askerî okullardan okulun kapatılması dolayısıyla toptan ihraç etme veya açığa alma da olmadan, diplomaları verilmesine rağmen okul kapatıldığı için boşta kalan binlerce öğrenci var. Şu anda, bu öğrenciler, toplum gözünde terörist muamelesiyle karşı karşıya kalmaktalar, özel sektörde bile herhangi bir işe girecek olsalar bunlara herkes şüpheyle bakmaktadırlar. Onun için bir an önce herkes hakkında adli soruşturmanın yapılması... Bu kapatılan okullardaki öğrencilerin bir çoğu şunu istiyorlar: "Bizim soruşturmamız yapılsın. Eğer bir suçumuz varsa cezamızı çekelim, suçumuz yoksa da bizim hakkımızdaki bu şüpheli durum ortadan kaldırılsın." diyorlar.

Yine adli süreçle ilgili özellikle darbe teşebbüsüne komutanların emri ve talimatı doğrultusunda katılan erlerden hâlâ tutuklu olanlar var. Hâlâ birçok erin annesi, babası bizleri arıyor ve bunlarla ilgili iddianamelerin hazırlanmadığını ya da on altı, on yedi, on sekiz aydır erlerin tutuklu olduğunu söylüyorlar. Bunlarla ilgili sürecin de bir an önce hızlandırılması... Bazı duruşmalarda da şunları duymaktayız: Mesela, komutan müebbetle yargılanıyor, darbeye karışmış veya darbeci olduğu konusunda ciddi deliller var, bu doğrudur ama komutanla bir erin aynı suçtan yargılanması hukuken doğru değildir. Bu dosyaların gerekirse ayrılarak askerî okul öğrencileri ve erlerden de yine müebbetle yargılananlar ile komutanıyla aynı derecede ceza alması gündemde olanların tekrar gözden geçirilmesi ve bunlarla ilgili ayrıca yeni bir düzenleme yapılması gerekmektedir.

Yine, zor günlerden geçiyoruz -bugün Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya'nın doğum günü- birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan dönem. Bugün Türkiye'nin dört bir yanı hainler tarafından sarılmış durumda. Dün Cizre'de, Silopi'de, Çukurca'da, Hakkâri'de hedeflerine ulaşamayanlar bugün aynı terör örgütünün militanlarına silah, mermi, bomba vererek, bunları eğiterek güney sınırlarımız boyunca bir terör yuvası oluşturmaya çalışıyorlar.

Türk devleti sınırlarının dibinde yeni bir Kandil oluşturulmasına kesinlikle müsaade etmeyecektir. Ama bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yapılan görüşmeleri üzülerek izlemekteyim. Bugün 8 bin kilometre uzaktan gelen Amerika'ya ses çıkaramayanlar, 3 bin kilometre uzaktan gelip bu bölgeye yerleşmeye çalışan Rusya'ya ses çıkaramayanlar, yine aynı bölgede İran'dan Çin'e kadar, Avrupa Birliği ülkelerinden birçok komşumuza kadar bu terör örgütlerine direkt ya da dolaylı destek verdikleri ve bu taşeronları bizim ülkemize karşı kullandıkları sabit olan ülkelere ses çıkaramayanlar Afrin'de yapılan Mehmetçiğin kahramanca yaptığı mücadeleyi sulandırmak ve insanların kafasını karıştırmak istemektedirler. Türk halkının yüzde 99'u Afrin'de yapılan mücadelenin yanındadır bugün. Ben son on günde Mersin'de 3 şehidimizin cenaze törenine katıldım -biri aslen Mardinli olan bir şehidimiz, diğer 2'si Mersin'in ilçelerinden olan şehitlerimiz- her bir şehidimizin babası komutanlara aynı cümleyle seslendi "Oğlumun yerine beni götürün." Türk insanında en ufak bir zafiyet veya en ufak bir yılgınlık, bezginlik yok. Oraya mücadeleye giden Mehmetçik "Vatan sağ olsun. Şehitler ölmez, vatan bölünmez." diyerek oradaki mücadeleye katılıyor. Kilis'in esnafı bugün iş yerlerin duvarına "Kahraman askerlerimize bedava alışveriş." yazısı yazıyor. Orada yaşayan kadınlarımız, Yörüklerimiz kıt imkânlarıyla el örgüsüyle askerimize çorap örüyor, atkı örüyor, onlara gönderiyor; sıkma, börek yapıyor, oradaki insanımıza gönderiyor. Devletim güçlüdür, oradaki Mehmetçiğin gönderilen yiyeceklere de erzaklara da kıyafetlere de ihtiyacı yoktur. Yalnız, Türk insanı bunlarla gönlünü paylaşıyor, yüreğini paylaşıyor ve bunlara maddi manevi destek oluyor, onların yanında olduğunu göstermenin mücadelesini veriyor.

Şehit vermeye belki devam ediyoruz ama sivil kayıp verilmemesi noktasında da azami gayret sarf ediliyor. Bugün kadar Afrin'de 1 tane sivil kayıp yaşanmamıştır. Orada yapılan mücadelede teslim alınan PYD'li terörist bile "Beni Türk askerlerine teslim ediniz." diyor, kendisini esir alan, teslim alan ÖSO kuvvetlerine "Beni Türk askerlerine teslim ediniz." diyor çünkü Türk milletinin şefkatini, merhametini biliyor. Bugün, bütün Afrin halkı gelen Mehmetçiği Türk Bayraklarıyla karşılıyor, alkışlarla karşılıyor, bağrına basıyor ve o teröristlerden alınan bölgeye Türkiye'de yaşayan birçok Suriye vatandaşı, kendi topraklarına, tekrar dönüyor.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Afrin'den sonra Mümbiç'e, Mümbiç'ten sora da Fırat'ın doğusundan Kandil'e kadar bütün bölgenin... Amerika'nın, Rusya'nın ne dediğinin bizim için bugün itibarıyla artık bir önemi kalmamıştır. Yüzümüze bakıp "Sizinle dostuz, müttefikiz." deyip, NATO'nun en güney sınırını Türkiye Cumhuriyeti oluşturmasına rağmen bizim sınırımızdaki teröristlere silah yardımı yapıp bir NATO ülkesi olan Türkiye'ye destek vermeyenlerden alacağımız bir akıl yoktur. Onun için, Türk devleti güçlüdür, bugüne kadar hainlere, teröristlere pabuç bırakmamıştır. Edirne'den Kars'a, Türkiye'nin her yerinde bütün Türk milleti dimdik ayaktadır ve Türkiye, içerisinde bulunduğu zor günlerden el ele vererek... Dün sosyal medyada birçok arkadaşımız görmüştür, yaralı iki Mehmetçik'imiz el ele tutuşarak yaralı hâlleriyle hastaneye geliyorlar ve "Vatan sağ olsun." diyorlar, çektikleri onca acıya rağmen kader birliği etmişler. Siirt'ten Mehmetçikler Afrin'e yolcu ediliyorlar, hepsi aileleriyle, çocuklarıyla, eşleriyle vedalaşıyor, hepsi "Vatan sağ olsun." "Şehitler ölmez, vatan bölünmez." diyerek orada göreve hazır olduklarını belirtiyorlar. 80 milyon, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının tamamı bu ülkenin bekası için şehit olmaya hazırdır diyorum, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.



Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×