HAYAT SU GİBİ AKIYORDU

Seher vakti ayaktaydı kadın. Anasının nasihatini hatırladı; abdestini aldı, tası un çuvalına daldırdı. Hamur yoğurdu, sacı kurdu. Kocası da uyanmıştı; hep erken kalkar, üzerine güneş doğdurmazdı. Bazlamalar, börekler sıkmalar peş peşe geldi. Orta yaşlı, güçlü, kuvvetli, biraz da kilolu adam hepsinden birer ikişer alarak yola koyuldu. İşi çoktu; çiftini sürer, bağını bahçesini sular, köy imecesine yetişirdi. Daha sonra heybesine karpuz, kavun, mısır ne varsa doldurur; itina ile destelediği otları eşeğine denk yapar ve yöş  çökerken evine dönerdi.
Karısı da çocukları yedirir içirir, ev işlerini toparlar ve öğle azığını hazırlayarak kocasının yanında yerini alırdı. Peş peşe doğmuş 2'si erkek, 4'ü kız  6 çocuğu vardı; bir kızı ölü doğmuş, bir oğlu da bebekken ölmüştü. Cefakar kadındı; kocasının aksine çok zayıftı, kuş gibi canı vardı. Kah bağın içinde, kah incirin tepesinde dur durak bilmezdi, kıpır kıpırdı.
Çocuklar da boş durmazdı, yaşına göre her birinin ayrı görevi vardı. Kimi inek güder, kimi fıstık sular, kimi de çapa yapardı. Kızların işi daha zordu; hem ev işi, hem bağ işi...
Yıllar hep böyle geçti; çocuk çoktu, geçim zordu. Adam okumayı askerde öğrenmiş, kadınsa ilk okul dörtten ayrılmıştı. ikisinin de hafızası iyi, hesabı kuvvetliydi. Okumaya ve okutmaya meraklılardı. Hem geçim sıkıntısından, hem de o devirde kız çocuklarını okutmak pek adet olmadığından, bari oğlanları okutalım diye düşündüler. 
Yıllar geçti; büyük oğlan ortaokulu , küçük oğlan ilkokulu bitirdi. Masraf çok, gelir azdı. Üstelik yağmur az yağdığından kıraçlarda ekin de zayıftı. Adam gündüzleri bağında, bahçesinde; geceleri kol gücüyle başkalarının işinde çalışıyordu.
Büyük oğlan madem okula başladı, liseye devam etmeliydi. Küçük oğlanı zanaata vermek akıllıca bir işti. Ama o okuma hayalleri kurardı hep. Çaresiz razı oldu; en iyisi terzi olmaktı, hiç olmazsa güzel giyinirdi. Usta ayarlandı, bağ-bahçe işleri azalınca parmağı yüzükle bağlı bir terzi çırağı olacaktı. Hayallerini ona göre kurgulamaya başladı.
Okullar açılmak üzereyken, ustanın Almanya'ya işçi olarak gideceği duyuldu. Yeni usta arayışları başladı. Baba - oğul tanıdık bir ustaya gittiler; çırak, kalfa çoktu, almaya niyeti de yoktu. Usta bir babaya, bir oğula baktı. Dedi ki; en iyisi sen bu çocuğu okula gönder. Baba'nın boynu büküldü, oğulun gözleri parladı. Eş dost teşviki, dil yardımı derken, son gün ortaokula yazıldı. Çocuk sevinçten uçuyordu. Bazı şartlar konmuştu önüne:
Karnede zayıf olmayacak,
Kiralık bisiklete binilmeyecek, 
Sigara içilmeyecek,
Sinemaya gidilmeyecekti!
Biri hariç hepsine harfiyen uydu çocuk. Her sezon sinemalara gelen her filme gitti, bazılarına iki kez...
Yıllar yılları kovaladı. Kışları okulda dinlendi, yazları köyde yoruldu çocuk. O zamanlar stres falan bilinmezdi. Zorluğunun yanı sıra zevkli bir tarafı da vardı yaz aylarının...
Nehirde yüzer, 
Karga kovalar, 
Kavun karpuz keser, 
Ütme darı yer,
Ufak tefek yaramazlıklar da yapardı.
Çocukluk ta, gençlik te güzeldi yeşillikler arasında... Lakin azalıp çoğalan nehrin fıstık tarlalarını alıp götürmesine üzülür, hatıralarının yok olacağını düşünerek  hüzünlenirdi. Nehrin nazlı akışına sevdalı olsa da, bu hallerine için için kızardı.
Üniversite yılları geldiğinde köyünden giderek uzaklaşırken, artık  büyümüş ,delikanlı olmuştu. Okulunu bitirmiş, çalışma hayatına başlamıştı. Hayalinde nehrin akışı, gözlerinde şehrin ışıltıları vardı. Çok uzak kalamadı. Memleket hasreti ağır bastı, kendini nehrin akısına kaptırdı, aslına rücu etti.  Hayalleri işi olmuştu, sevdasına kavuşmuş, adım adım dolaşıyordu nehir boylarında...
Bir bahar günü Şeytan Tepesine tırmandı. Nehir azgın akıyor, doğup büyüdüğü toprakları tarumar ediyordu. Hüzünlendi, içi burkuldu. Kafasına koymuştu, su mecrasında akacaktı. Uzun uzun baktı, geçmişi bir film şeridi gibi geçti zihninden… Hayat su gibi akıyordu.Tıpkı nehir gibi… Kim bilir neler tarumar oldu. Aktı, dalgalandı, duruldu… Yazı oldu, şiir oldu, kendini buldu. Bir de yıllar sonra eski dostlarını… Mutlu oldu!
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Ali Erdoğan 1 hafta önce

Çok güzel. Daha nice mutlu yıllar dilerim abi....

Misafir Avatar
Ali İhsan Çabuk 1 hafta önce

Hayatında başarılar diledi.selamlar.