Siyaset Haberleri Tümü

Yıldıray çiçek yazdı, AKP neyin peşindedir?

Ortadoğu Gazetesi ve sitemiz yazarı Yıldıray çiçek, 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandum öncesi APO ve AKP iktidarı arasında gerçekleşen pazarlıklara dair alevlenen tartışmalar hakkında görüşlerini yazdı.

Ortadoğu Gazetesi ve sitemiz yazarı Yıldıray çiçek, 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandum öncesi APO ve AKP iktidarı arasında gerçekleşen pazarlıklara dair alevlenen tartışmalar hakkında görüşlerini yazdı.

 

İŞTE YILDIRAY ÇİÇEK’İN   O YAZISI

12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandum öncesi APO ve AKP iktidarı arasında gerçekleşen pazarlıklara dair alevlenen tartışmalar, terör örgütü PKK'nın elebaşı (AB)(D)ullah Öcalan'ın avukatlarından Aysel Tuğluk’un İmralı ziyaretinden sonra yapmış olduğu açıklamalardan dolayı yangına dönüşecek boyuta ulaşmıştır.

(AB)(D)ullah Öcalan'ın mesajlarını aktaran Aysel Tuğluk’un “'Kendisinin özellikle basın mensuplarıyla paylaşmamı istediği mesajlar var. Devlet yetkilileri ile bir kez daha görüşme gerçekleştirildiğini, bu görüşmenin son derece önemli olduğunu, niteliksel bir görüşme olduğunu, ciddi bir görüşme olduğunu ifade etti. Kendisiyle görüşme yapan devlet yetkililerini barış konusunda daha ciddi bulduğunu bir kez daha dile getirdi. Yapılan görüşmeleri bir nevi diyalog sürecinden müzakere sürecine geçişi ifade eden bir süreç olarak gördüğünü söyledi.” şeklindeki sözleri, AKP tarafından yönetilen devletin Apo ile pazarlık içinde olduğunu bir kez daha ispat etmiştir.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın referandum sürecinde AKP iktidarının İmralı ve Kandil ile yapmış olduğu pazarlıklar alenen ortada iken, bu duruma tepki gösterenlere yönelik “Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir.” şeklinde tepki göstermesinin bugün ne kadar havada kaldığını herkes görmüştür.

Çünkü İmralı ve Kandil ile yapılan pazarlıklar ve anlaşmalar tamamen deşifre olmuştur.

Aysel Tuğluk’un İmralı’dan bildirdiğine göre, Apo “Hükümetle diyalogun bittiğini, şimdi müzakere döneminin yaşanmakta olduğunu” söylemiş…

Referandum döneminde özellikle MHP’ye yönelik “Şerefsizlik ve Alçaklık” kelimelerinin barındığı cümleler kuran Recep Tayyip Erdoğan’ın, MHP’nin haklılıkları karşısında erdem adına özür dilemesi kamuoyunun beklentisidir. Başbakan dâhil AKP’li hiçbir yetkili özür dilemez, inkarını da, PKK ile olan müzakerelerini de sürdürürler.

MHP hangi konuda ne tespit yapmışsa bugün hepsinde haklı çıkmıştır. AKP iktidarı, Türk devletinin tüm kurumlarını İmralı ve Kandil ile pazarlık yapma ve anlaşmalara imza atma konusunda rol sahibi yapmıştır. Türk devletinin milli refleksi köreltilmiştir.

Türkiye’de MHP dışında bu gidişe direniş gösteren, tavır alan ve milli duruş sergileyen hiçbir kurum kalmamıştır. PKK ile anlaşma yapmak demek, PKK’ya verilen tavizleri işaret eder. PKK’nın talepleri ortada iken AKP hükümetinin İmralı ve Kandil ile yapmış olduğu diyalogları müzakereye dönüştürmesini, yapılan pazarlık sürecine işaret etmektedir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın “Biz görüşmüyoruz” diyerek, devletin birimlerini pazarlık masasında APO ile buluşturması, AKP’nin klasik gizleme, saklama ve sürdürme taktiğidir.

Uyutulan halkın sırtına basarak, ihanet pazarı kuran AKP iktidarının PKK ile yaptığı pazarlıklar, milletin geleceğinde büyük yaralar açacaktır.

AKP iktidarı gizleme yöntemi ile daha birçok alanda bu tür pazarlık ve müzakere yöntemleri ile Türk milleti üzerinde oyunlara yol vermektedir.

AKP iktidarının terörle mücadele mantığı, PKK’nın taleplerini karşılamaktan ibarettir. PKK, talepleriniz karşılanacak sözü alınca “eylemsizlik kararı” alıyor, talepler karşılanmayınca yine terör eylemlerine başlıyor. PKK’nın istediği taleplerin sonu bucağı yoktur. AKP’nin ise sözde terörle mücadeledeki kararlılığı işte budur!
PKK “eylemsizlik kararı” aldığında bile taleplerini hızlandırmak adına aynı Taksim’de yaptığı gibi terörü sürdürmeyi de tercih ediyor.



Çünkü PKK karşısında ilk defa bu kadar zayıf irade sahibi, teslimiyeti karakterli bir iktidar bulmuştur.
O yüzden hem İmralı, hem Kandil “verdiğin sözleri tut” diye AKP iktidarına baskı yapmaktadır. Şimdi eylemsizlik kararını seçimlere kadar uzattıklarını duyurdular. Bakalım hem PKK, hem AKP neyin peşindedir?

“PKK ile görüştü” diyenlere “şerefsiz, alçak” diyenlerin görüştükleri ayan-beyan ortaya çıkınca hangi sıfatla anılması gerektiğini de okuyucunun takdirine bırakıyorum.

 

Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz
Facebook Yorumları