Mehmet abi; Mustafa Kemal’in Anadolu’yu kurtarmak için çıktığı mücadele yıllarında televizyon, internet, telefon  yoktu biliyorsun, ama  Telgrafı internet ağı gibi kullanıyordu. Memleketin her tarafına  adeta e-posta gönderir gibi, whatsapp mesajı atar gibi telgraf çekiyordu. Telefon yokken, uydu yokken, resmi dairelerin bile çoğunda elektrik yokken, isimsiz kahraman telgrafçılarımız sayesinde uçan kuştan haberi oluyordu Mustafa Kemal’in.
  Kurtuluş Savaşı'nın sonunda "zaferi nasıl kazandınız?" diye soran yabancı gazetecilere "telgrafın telleriyle" cevabını vermişti.
Sivas Kongresi'ni takip eden Chicago Daily News muhabiri Louis Browe şu haberi yazmıştı: "Bu gece burada gördüğüm kadar iyi işleyen bir telgraf şebekesini ömrümde görmedim. Yarım saat içinde Erzurum, Erzincan, Musul, Diyarbakır, Samsun, Trabzon, Ankara, Malatya, Harput, Konya ve Bursa'yla irtibat halindeydiler. Telin bu ucunda Mustafa Kemal oturuyor, öbür ucundaki
komutanlar vardı” diye yazıyordu.
Şadan Cığım; O yıllarda ülkemizin çoğu yeri İngilizler tarafında işgal edilmişti İngiliz istihbaratı Londra'ya rapor üstüne rapor yolluyordu: “Mustafa Kemal gittiği yerlerde en önce telgraf merkezlerini ele geçiriyor." Güya Londra'yı haberdar ediyorlardı ama. Aslında burunlarının ucundan haberleri yoktu!
   Sirkeci'deki Büyük Postane'nin bodrumunda gizli telgraf merkezi kurulmuştu. İkinci kattaki muhabere salonundan bodruma çaktırmadan hat çekilmişti. Vatansever telgrafçılarımız mesai bittikten sonra binaya sızıyor, yeraltındaki odada gaz lambasının ışığında sabaha kadar çalışıyorlardı. Anadolu'ya mesaj gitmesin diye kapıda nöbet tutan süngülü İngiliz askerlerinin ruhu bile duymuyordu. Bu memleket kolay kurtulmadı kardeşim. 
  Mehmet Abi; Silah, cephane sevkiyatı, Anadolu'ya geçecek subayların sahte kimlik belgeleri,
İngiliz casusların isim listesi gibi hayati konularda kesintisiz telgraf trafiği yaşanıyordu.  Direksiyon binasından(şimdiki Ankara tren garın da bulunan) Mim Mim Grubu'na iletilmek üzere, bazı günler 400'ün üzerinde şifreli telgraf geliyordu.
  Şadan Cığım;  Mustafa Kemal haberleşmeyle o kadar ilgiliydi ki, telsiz telgrafı mükemmel hale
getiren ve Nobel fizik ödülü kazanan İtalyan mucit Marconi'yi yakından takip ediyordu. Marconi 1937 yılında intihar ettiğinde, ailesine telgraf bile gönderecekti: “Marconi Ailesi, Roma... Bütün insaniyet, uğradığınız kaybı acı bir surette hissetmektedir. Bu elim felakette büyük Marconi'nin hatırasına karşı taziyelerimle beraber, bütün sempatimden emin olmanızı rica ederim, Kemal
Atatürk."
  Mehmet Abi; Ankara-İstanbul arasında vızır vızır kurye dolaşıyordu. Hatlar kesildiğinde şifreli mesajlar elden ulaştırılıyordu. Mustafa Kemal'in kod adı “Nuh"tu. Mesajlarının altına imza olarak “Nuh" yazıyordu.
Şadan cığım;  Mustafa kenal’in harcamalar konusunda ne kadar hassas olduğu biliniyordu tüm harcamalarını kendi maaşından yapardı. Bir gün  Paristen iki adet Tarih kitabı istemişti, Mustafa Kemal'in ödemeler konusunda ne kadar hassas olduğunu bilmedikleri için. Kendisine sipariş edilen iki tarih kitabının faturasını dışişleri bakanlığına göndermişler. Üç gün sonra Çankaya Köşkü'nden Paris büyükelçiliğimize telgraf çekilir.“Mustafa Kemal’in özel harcamaları dışişleri bütçesinden karşılanamaz, faturaları kendi adıyla kendisine göndereceksiniz" denildi!
 Savaşın en yoğun olduğu günlerde bile harcamalarını kuruşu kuruşuna not ettirirdi.  Samsun'a vardıktan 10 gün sonra İstanbul Hükümetine telgraf çekerek, bu bin lirayı nerelere harcadığını tek tek belirtmiş, aldığı ödeneğin hesabını vermişti. 
Şadan Cığım; Annesi vefat ettiğinde de yanında değildi yaverine sık sık sorardı bir haber var mı diye. Yaveri Ali Çavuş var diyemedi “telgraf geldi ama şifreli çözemediler” diye cevap verdi
Daha sonra öldüğünü öğrenince her zaman annesinin yayanında olan Salih Bozok’a telgraf çekerek Annesini münasip bir şekilde cenazesinin defin edilmesini istedi.
    Mustafa Kemal  7 kasım günü çok ağır hastadır zaman zaman bilincini de kaybettiği günler ömründe ilk defa “enginar” çeker canı.  Hatay’a telgraf çekilir hayatı boyunca vatan mücadelesinde tüm işlerini hallettiği o telgrafın cevabı gelmeden yani enginarı yiyemeden hayata gözlerini yumar.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Zeki Özgen 4 hafta önce

Abd . Ç news muhabiri konusunda kaynak doğrumu, abd neden dünya jandarması anlamak zor değil.