Salih bozok Mustafa Kemal’in hastalığına ençok üzülenlerden biriydi. Çocukluğundan beri onu hiç yalınız bırakmamıştı. Selanik’de beraber doğmuşlar, okula beraber gitmişler ve ölümüne kadar hiç yanından ayrılmamıştı. Atatürk’ün onu daha o yıllardan “ömür boyu yoldaş” ola¬rak seçtiğini gösteren ilginç bir sahne vardır: Selanik’te meşhur Olimpos gazinosunda oturduklan bir akşam, Mustafa Kemal sofradaki dostlarına ilerde nasıl ikti¬dara geleceğini anlatır. Sonra da orada bulunanlara istikbaldeki görevlerini açık¬lar:
Masadakiler, Fuat Bulca, Nuri Conker, Fethi Okyar, Sa¬lih Bozok hayretle izlerler onu Herkesin görev taksimi yapıldıktan sonra sıra Bozok’a gelince:
“-  Salih der,seninle hiç ayrılmayacağız. Seni 
kendime yaver yapacağım.”
Masadakiler sorarlar:
“-  Peki sen ne olacaksın?”
Yanıt kısadır:
“- Ben size bu görevleri verecek adam olacağım.”
Gerçekten de öyle olur.
Atatürk, onlara o görevleri verecek mevkie gelir. 
Salih Bozok, Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar yaverliğini yapar. Kısa bir ayrılıktan sonra Kurtuluş Savaşı yıllarında Anka-ra’da  yeniden  buluştular.  İkinci  Meclis’te  o  zamanlar  adı " Bozok'’ olan Yozgat’ı temsilen milletvekilliği yapar. Ama asıl işi sonsuz bir sevgiyle bağlı  olduğu Atatürk’e  omuz ver¬mekti.  O Atatürk’ün başyaveri,  “güzel gözlü,  burma bıyıklı Salih”dir.
    Mustafa Kemal, Hastadır hemde çok hastadır. Salih bozok onun öleceğini biliyor ama kabullenemiyordu. O ölürse bende yaşantıma son veririm diyordu. 
Salih Bozok  Oğlunu çağırır ve ona şöyle der: “Bak evladım artık koca adam oldun. Seninle açık konuşacağım.  Atatürk  çok  hasta. Son günlerini yaşıyor. Onu ancak bir mucize kurtanr. Sağ-lığı için hep dua ediyoruz ama şayet ona bir şey olursa bende yaşamamaya kararlıyım.  Benim için ondan sonra hayat düşünülemez artık.’
Oğlu “Babam nunu okadar ciddiyetle  söylemişti  ki,  ben karşısında 
ağlamaya başladım.” diyor
“- Ağlama oğlum. Erkek adam ağlamaz,” dedi. İçerde uyu¬yan Atatürk’ün sesimi duyup  rahatsız olabileceğini söyledi. Beni susturdu.  Konuştuklarımızın aramızda kalmasını istedi.
Babam  bunları söylerken  hıçkıra  hıçkıra  ağlıyordum. Hiçbir şey söyleyemedim.
Beni öptü ve uğurladı.”
Salih Bozok soruyor
“-   Doktor,  insan  kalbinin  hangi  tarafına  kurşun  yerse ölür, diye.”
Doktor:
Aç göğsünü göstereyim, der.Bozok,  doktorun  parmağıyla  gösterdiği  noktayı  hemen tentürdiyotla işaretlemiş.
-  Yanlış yere nişan alıp ona kavuşamamaktan korkuyor¬dum, demiş daha sonra.   Lâkin vücudu çok yağlı olduğu için kur¬şun kalbin bir iki milimetrelik bir sapmayla sıyırmış, ciğeri¬ni boydan boya delip geçmiş, sırtına saplanıp kalmış. Kanlar içinde hastanaye kaldırmışlar Bozok’un Operatör (Kara) Kâmil Bey’in vücuttan çıkardığı o kurşu¬ nu Salih Bozok’un kızı, ölene dek boynunda kolye olarak ta¬şımış.
10 Kasım 1938’i anlatırken “O sabah ben her zamanki gi¬bi mektebe gittim” diyor Muzaffer Bozok:
“Saat  9.30’da müdüriyete  çağırdılar.  ‘Eve  gitmen  lazım’ dediler. Sokağa çıkar çıkmaz olanlan anladım. Çünkü bay¬ raklar yarıya  inmişti.  Evimiz  Osmanbey’deydi  o  zaman Nerede babam’ diye sordum.  ‘Şişli Sıhhat Yurdu Hastanesi’nde’ dediler. Koşarak gittim. Olup biteni orada öğrendim. 
Atamı kaybetmiştim, babamı da kaybetmek üzereydim. Ba¬bam, canı çok kıymetli bir insandı. Böyle bir şeyi nasıl yapabildiğine inanamadım önce. Ancak Atatürk sevgisi o kadar büyüktü ki, onsuz bir dünyayı anlamsız buluyordu”.Salih Bozok, intihar girişiminden sonra  1 yıl ölü gibi hiç kimseyle konuşmadan yaptışeyden zevk almayan günlerce odasından çıkmadan yaşar.  Zaten rahatsız olan kalbi,  bir de sıyırıp geçen kurşu¬ nun etkisiyle hepten yorgun düşmüştü. O sert,  otoriter adam,  sakin,  suskun bir kişiliğe bürün¬müştü.  Bütün gün  odasına kapanıyor,  hiçbir şeyden zevkalmıyordu.Biraz iyileşir gibi olunca İsmet Paşa, kendisini Ankara’ya çağırtır. 
-  Sen bana Atatürk’ten yadigârsın.  Seni mebus yapmak istiyorum, der.  Bozok  ömrünün  son  1,5  senesini Ankara’da  Bilecik milletvekili olarak yaşar.
O dönem çekilen her resimde Ata’nın hemen yanıbaşında görünen bu güleç yüzlü adam, Atatürk ölene kadar bir gölge gibi onu izlemiş.Hatta denilebilir ki, ölümünden sonra bile. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×