Bahçeli: quot;Vefası olmayan kaypaktır, kaçaktır, manen kayıptırquot;

 MHP’nin 12. Olağan Büyük Kurultayı, Ankara Arena Spor Salonu’nda başladı. Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve ardından Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başlayan kurultayda Afrin şehitleri için dualar edildi. Kurultayın açılış konuşmasını yapan Genel Başkan Devlet Bahçeli, tüm Türk halkına, Turan illerine, Türkistan'a, Kerkük'ten Halep'e, Üsküp, Gazze ve Bakü'ye kadar selam göndererek, "Nice badireleri yenerek, nice belaları ezerek, nice engelleri geçerek hamdolsun 12. Olağan Büyük Kurultayımıza kavuştuk. Bu muazzam diriliş ruhu ile buluştuk. 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 103. yıl dönümünde toplandık, Türk milletinin muzaffer ruhunu cihana ilan etmek için seferber olduk. Milliyetçi, ülkücü hareket bugün tarih yazıyor. Art niyetli şekilde neredesiniz diye soranlara gümbür gümbür işte buradayız. Ezan susmaz, bayrak inmez, vatan bölünmez diyen kutlu irade, milli bekayı gözü kara bir şekilde son nefesine kadar savunacaklar nerede?" dedi. Bahçeli'nin bu sözleri salonda büyük coşkuyla karşılandı.

"Duruşu milli olanın durduğu yer meşrudur"
Duruşu olanın dev gibi bir davası, devasa hayalleri olduğunu ifade eden Bahçeli, duruşun aynı zamanda iddia, irfan, yüksek karakter ve kararlılık mahsulü olduğunu kaydetti. Bahçeli, "Kıpırdamadan duranın değil, duruşu ile hareket edenin gelecek hakları bulunacaktır. Duruşu milli olanın durduğu yer meşrudur, ahlakidir, maneviler, halkın yanıdır. Biliyoruz ki Türkiye'nin istikbali milli duruşun istikrar içinde devamına bağlıdır. Duruşumuz Türkiye'dir, Türklüktür, Müslüman Türk milletinin ta kendisidir. Vefa ise duruşa manevi öz katan imanı asalettir. Bizim için vefa sadece bir semtin ismi değildir. Vefası olmayanın milli ve manevi değerlere vedası kesindir. Vefası olmayan kaypaktır, kaçaktır, manen kayıptır. MHP demek şühedaya vefa demektir, millete beka demektir. Beka, varoluşumuzdur. Sonsuzluk ırmağına akışımızın ana yatağıdır. 49 yıldır hedefteyiz. Saldırıların odağındayız. Fikri kaynaklarımızı kurutmak maksadıyla her dönemde oyunlar oynandı, kara kampanyalar sahnelendi. Türk düşmanları her fırsatta ya içimizden devşirenleri kurşun asker gibi kullandılar ya da akılları çelip iradeleri çalarak devrilmemizi kurguladılar. MHP, 12 Eylül öncesi herhangi bir karşılık beklemeden hiçbir mükafat gözetmeden seve seve girdiği vatan ve millet nöbetinde binlerce şehit ve gazi verdi. Darbeciler o tarihlerde koskoca bir davayı, Türk milliyetçiliğini yargılamaya kalkıştılar. 2 yılı aşan bir süreyi geride bırakıp 18 Mart'a geldik. Siz söyleyiniz, sözümüzü milim ödün vermeden tuttuk mu? 12. Olağan Büyük Kurultayımıza gelinceye kadar ne kadar kepazelik, travma, skandal varsa maruz kaldık. Oyunları tümden bozduk. Bir kere satan yine satar. Vefasızlık imansızlıktır. Davamız tarla davası değil, millet davasıydı, beka ve iman kavgasıydı. Çıkarlarımızı değil nesillerimizi düşündük. Göğsümüz imanla kabardı, gözlerimiz heyecanla yaşardı. Davanın mukadderatından taviz vermedik. Eğer verseydik yarın mahşerde şühedanın yüzüne bakamaz, ecdaddan köşe bucak kaçmak zorunda kalırdık" şeklinde konuştu.

. Kurultayda konuşan Genel Başkan Bahçeli, MHP'nin, 1 Kasım 2015’den sonra ele geçirilmek istendiğini anımsatarak, MHP'nin yarım asra yaklaşan hüviyet ve hatırasıyla imha edilmek istendiğini, Türkiye düşmanlarının senaryoyu böyle yazmış olduklarını dile getirdi. Bahçeli, "MHP yıkılmak, temellerinden, öz değerlerinden koparılmak istendi; çünkü büyük resme baktığımızda, üst akla dikkat ettiğimizde, ilişki ve irtibatları yorumladığımızda ülkemiz ve bölgemizde vahşi bir kaos planlanmıştı. Milletin son kalesi teslim olsaydı, milli direnç düşecek, milliyetçi direniş inişe geçecek, 15 Temmuz hain FETÖ darbesi Allah muhafaza belki de gerçekleşmiş olacaktı. Amaç buydu, hesap buydu, proje böyleydi. 2015 yılının Kasım ayından itibaren Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki il ve ilçelerimizi tesiri altına alan işgal ve isyan teşebbüslerini, kazılan hendekleri, dikilen barikatları, açılan tünelleri, döşenen patlayıcıları unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Şehirlerimiz istila edilirken, el yapımı patlayıcılar sokak sokak, ev ev tuzaklanırken dönemin askeri ve mülki erkanı suskun ve seyirci kalmıştı. Terörle mücadele, teslimiyet ve tepkisizliğe dönmüş, döndükçe de gömülmüştü. Hain terör örgütü, aldığı dış destekle Şırnak’tan Muş’a, Lice’den Silvan’a, Sur’dan Nusaybin’e, Silopi’den Cizre’ye, İdil’den, Dargeçit ve Derik’e kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına kast etmişti. Bu süreçte yüz on üç vatan evladını şehit verdik. Eş zamanlı olarak, Afrin’de tüneller kazılırken, yurdumuzda da kazılmıştır. Çukurlar açılırken, aynısı az önce sıraladığım il ve ilçelerimizde de yapılmıştır. Bu esnada MHP’de de hıyanetin kazı ve tünel faaliyeti görülmüştür. Sorumluluk çevresi terörle mücadele bölgeleri olan, özellikle rütbesi tuğgeneral seviyesinde bulunan çok sayıda hain 15 Temmuz’da FETÖ darbe girişiminde suçüstü basılmıştır. Bu tesadüf olamaz, rastlantı olamaz, olamayacaktır. 7 Haziran 2015’den sonra FETÖ planı tutmayınca Anadolu’nun doğrudan işgal planı devreye alınmıştı" şeklinde konuştu.

"Milliyetçi Hareket Partisi ameliyat masasına yatırıldı"
7 Haziran’ın rövanşını 1 Kasım’da almak, MHP’yi Meclis dışında bırakmak için harekete geçenlerin, bunu başaramayınca malum sancılı ve ağır operasyon sürecini başlattıklarını ifade eden Bahçeli, bu kapsamda oyunu gördüklerini, oyuncuları tanıdıklarını, Türkiye üzerindeki hesapları isabetle yorumladıklarını belirtti. Bahçeli, "Bir yanda MHP’nin tasfiyesi planlandı, diğer yanda hendek, tünel, barikat terörü palazlandırıldı. Bir yanda Afrin’den Sur’a, Ayn El Arap’tan Suruç’a, Cizire’den Yüksekova’ya kadar büyük ve küresel ölçekli bir şiddet sarmalı sahaya indirildi, diğer yanda ise FETÖ iblisi silahını yağlayarak son hazırlıklarını gözden geçirdi. Şehirlerimizde bombalar patladı. Asker ve polislerimizin yanı sıra sivil ve masum vatandaşlarımız hedef alındı. Türk milleti her gün al bayrağa sarılı şehit naaşlarını ağıtlarla son yolculuklarına uğurladı. Lütfen dikkat buyurunuz, 20 Temmuz 2015’den bugüne kadar bin dört yüz altmış bir evladımız şehit düştü. Devlet hayatına sızmış asker ve sivil FETÖ’cüler PKK’ya alan açtılar, teröristlerle paslaşıp verkaça girdiler. Nitekim 15 Temmuz 2016’da tarihin en şiddetli işgal ve ihanet teşebbüslerinden birisine milletçe maruz kaldık. Karşımızdaki melun senaryonun ilk aşamasında, milli duruşu tamamen etkisiz hale getirip, milliyetçiliği sorgulatıp Türkiye’yi iç kargaşa ve kaos ortamına sürüklemek bulunuyordu. İkinci aşamasında, bu kargaşa ve kaos halinin doğal ve doğrudan sonucu olarak vatanın kaybı, milletin bölünmesi, devletin yıkımı söz konusuydu. Üçüncü aşamada, güney sınırlarımız boyunca 2014’den itibaren pilot uygulamasına geçilen sözde kanton yönetimlerin aynısının Türkiye’nin bazı il ve ilçelerini kapsayacak şekilde hayata geçirilmesi, dört parçalı Kürdistan’ın Irak ve Suriye’den sonra üçüncü ayağının tezahür etmesi yer almaktaydı. Belirli aralıklarla dayatılan, duyurulan sözde özerklik ilanları bunun habercisiydi. Dördüncü ve son aşamada ise İran’ın, ABD ve İsrail kanalıyla çözülerek Kürdistan’ın son kısmının inşası hedeflenmişti.
Bu maksatla Milliyetçi Hareket Partisi’yle uğraşıldı. Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi ameliyat masasına yatırıldı. PKK-PYD-FETÖ-DEAŞ’in Türkiye’ye saldırı düzenlemesi bu yüzdendi. Hem MHP, hem de partisiyle birlikte Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan küresel kuşatmaya alındı. Bu husumet ve ihanet kuşatmasına tesir düzeyi yüksek ilk vuruş 15 Temmuz gecesi bizzat Türk milleti tarafından gerçekleştirilmiştir. İkinci vuruş, 24 Ağustos 2016 tarihinde başlayan Fırat Kalkanı Harekatı, üçüncüsü de 20 Ocak 2018’de Afrin’i kapsamına alan Zeytin Dalı Harekatı’dır. Tehlike geçti mi? Hayır. Saldırılar azaldı mı? Asla. Karşımızda beka düzeyindeki tehditler artıyor ve yaygınlaşıyorken sorumluluktan kaçamazdık, duruşumuzu bozamazdık, işbirliği ve uzlaşmaya kulak tıkayamazdık. Zira mesele namus bildiğimiz vatandır. Konu devlet ve milletin tarihi haklarıdır. Mevzu istiklalimizdir. 103 yıl önce, Çanakkale’de, 67 askeriyle Ertuğrul Koyu’nu düşmana dar eden Ezineli Yahya Çavuş’un yüzünü kara çıkaramazdık. 275 kilogram ağırlığındaki üç mermiyi kol gücüyle kaldırıp topun namlusuna sürmüş Seyit Onbaşı’nın kutlu mücadelesine leke düşüremezdik" diye konuştu.
"Türkiye yıkılamaz, Türk milleti mütecaviz emellere kurban verilemez" diyen Bahçeli, 7 Ağustos'ta Yenikapı ruhuna bağlılık gösterdiklerini anımsatarak, "Bunun gereği neyse titizlikle onu yaptık. Millet için uzlaştık, devlet için özveride bulunduk, Türklüğün bekası için taşın altına elimizi koyduk. Adalet ve Kalkınma Partisiyle milli zaruret ve mecburiyetleri değerlendirip milli bekamızın muhatap kaldığı yüksek riskleri göğüslemek amacıyla yeni bir hükumet sistemi üzerinde anlaştık. Anayasa değişikliği ekseninde mutabakata vardık. 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü milattı. Hiçbir şey, bu tarihten öncesi gibi olamayacaktı" ifadelerinde bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "CHP, İP, HDP, PKK, FETÖ, PYD, YPG, IŞİD, DHKP-C ve küresel cinayet şebekesinden müteşekkil ihtilaf ve ihanet bloku cumhurun karşısında tel tel dağılacak, kaybetmekten başka seçeneği olmayacaktır. CHP yeri geldiğinde devlet kurduğunu söyleyen, yeri geldiğinde de yıkıma mihmandarlık, yozlaşmaya işbirlikçilik yapan siyasi cüruftur. Şu anda CHP ele geçirilmiş, kontrol ve denetimi Türkiye karşıtı mihraklara geçmiştir. Çiftlik Bank dolandırıcılığıyla CHP’nin tevatür, tezgah ve tezviratları birdir, aynıdır" dedi.
MHP’nin 12. Olağan Büyük Kurultayı, Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştirildi. Kurultayın açılış konuşmasını yapan Bahçeli, MHP'nin, başını CHP’nin çektiği PKK, FETÖ karışımı ve haçlı tembihli iktidar oluşumunu reddetmesinin bütün hesapları bozduğunu, planları tarumar ettiğini kaydederek, "CHP’nin Çin malı başbakanlık teklifini kabul etmiş olsaydık, HDP’yi yanımıza yöremize kazara alıp FETÖ’nün tuzağına düşseydik, bilinsin ki, Türkiye iç savaşa sürüklenecek, bekamız hepten, tümden çökecek, çürüyecekti. Düşman evin içine girecek, kaleyi içten yıkacaktı. Bunu yapamazdık, böyle bir vebale ortak olamazdık, nitekim Allah’a çok şükür ki olmadık. Milletin vermediği başbakanlık görevini başka kapılarda dilenerek arayamaz, alamaz, buna tenezzül dahi etmez, edemezdik. Bizim ülkülerimizin fiyatı yoktur. Bizim davamızın bedeli yoktur. Bizim inançlarımızın takası, telafisi, tehiri, ikamesi de asla görülmemiş, görülemeyecektir. Ederi bir dolar olan şerefsizlere verilecek ne bir karış toprağımız ne de bir tek insanımız vardır. Ülkücü olmak zordur, ülkücü kalmak daha da zordur. Ülkücü geçinenlerle, ülkücülükten geçinenlerin, bunlara fikren ve fiilen ortam açanların fitne ve fesatlarına karşı mücadele azmimiz, biliniz ki, pek çoktur, pek fazladır" ifadelerini kullandı.

"Cumhur İttifakı, Cumhuriyet’in iradesidir"
Cumhuriyet tarihinin üçüncü evresinin 2017’de tarihi nitelikli değişiklikle Parlamenter Sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş olduğunu aktaran Bahçeli, yeni hükümet sisteminin mimarının bizzat Türk milleti olduğunu vurguladı. Yeni hükümet sisteminin husumet ve hıyanete karşı güvence olduğunu dile getiren Bahçeli, "Cumhur İttifakı, Cumhuriyet’in iradesidir. Cumhur İttifakı, Türk milletinin tarihi uzlaşmasıdır. Cumhur İttifakı, istiklal ve istikbalimizin teminatıdır. CHP, İP, HDP, PKK, FETÖ, PYD, YPG, IŞİD, DHKP-C ve küresel cinayet şebekesinden müteşekkil ihtilaf ve ihanet bloku cumhurun karşısında tel tel dağılacak, kaybetmekten başka seçeneği olmayacaktır. CHP yeri geldiğinde devlet kurduğunu söyleyen, yeri geldiğinde de yıkıma mihmandarlık, yozlaşmaya işbirlikçilik yapan siyasi cüruftur. Şu anda CHP ele geçirilmiş, kontrol ve denetimi Türkiye karşıtı mihraklara geçmiştir. Bu CHP ki, FETÖ’nün yörüngesindedir, PKK’nın hizasındadır, PYD’nin emeline hizmetle meşguldür. Çiftlik Bank dolandırıcılığıyla CHP’nin tevatür, tezgah ve tezviratları birdir, aynıdır. Millete ikiyüzlü, bin bir surat, bidon kafalılar, makarnacılar, kömürcüler, göbeğini kaşıyanlar diye saldıran ve sataşan alçaklar CHP’nin siyasi ve ideolojik çekim alanındadır. Ana muhalefet, ana vatana ihanet içindedir. Cumhur diyoruz, CHP’nin kafası bozuluyor, şaftı kayıyor, şanzımanı dağılıyor. İttifak diyoruz, milli iradeye hürmet gösterin ikazını yapıyoruz, CHP çıldırıyor, İP ve HDP’yle birlikte patırtı gürültü çıkarıyor. Milliyetçi Hareket’e dil uzatmaya yeltenen nesepsizler, CHP’nin kapısında mayalarının, meşreplerinin, tıynetlerinin gereğini yapmak için sıraya giriyorlar. Baraj altında kalacakmışız, bu nedenle kurtarılmışız. Tabanımız kaymış, bu sebeple can simidi uzatılmış. MHP dağılmış, ciddi sorunlarımız varmış, harici destekle toparlanmamız için çaba sarf ediliyormuş. Hep aynı masal, hep aynı hava, hep aynı ezber. Kim bu müfteriler? CHP, İP, HDP ve Perinçekgiller familyası. Bir lafa bakın laf mı diye, bir de söyleyene bakın adam mı diye. CHP, şühedayı ne bilsin? CHP, şühedaya vefa gösteren Türklüğün ebedi sancaktarı MHP’yi nereden anlasın, hakkını hangi cesaretle teslim etsin? Eski tüfekler, yeni liboşlar, FETÖ’cüler, PKK’lılar, hıyanetin ana damarı CHP’ye nüfuz ediyor, ses yok, tepki yok; MHP, Türk milletinin teveccüh ve takdirini kazandıkça CHP sözcüleri, bunların yoldaş ve yancıları komaya girip şuur kaybına uğruyorlar. Bunlar; FETÖ’ye kur yaparlar, PKK’ya arka çıkarlar, Türkiye düşmanlarıyla saf tutarlar, Kıbrıs’ta Rum, Ege’de Yunanlı, Karabağ'da Ermeni, Kudüs’te Siyonist, Irak’ta Barzani peşmergesi, Suriye’de PYD’li olurlar. Brüksel’de jurnalci, Washington’da mandacı olarak karşımıza çıkarlar. Bunlar her kılığa girerler de, ne hazindir ki bir tek Türk olmazlar, Türk olamazlar. CHP, siyasetteki teftir, bu tefi çalanlar ise Pensilvanya’dan İmralı’ya kadar ne kadar Türk düşmanı varsa onlardır. 15 Temmuz’a tiyatro diyen CHP, 251 şehide, 2 bin 194 gaziye ne diyecektir? FETÖ’cülerin mağduriyetinden bahseden bu parti, hainleri dışarı çıkarıp kahraman mı ilan edecektir? 15 Temmuz ihanetinin sarsıntı ve sonuçlarını bertaraf etmek maksadıyla ilan edilen OHAL’e karşı çıkan CHP, 20 Temmuz’a nasıl darbe diyebilmektedir? CHP, eğer 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsünü kasten, taammüden görmüyorsa, Pensilvanya’nın nüfusuna kayıt yaptırmış demektir. CHP, demokrasi ve sandıktan umudunu tümden kesmiş, sokağa, darbeye, kaosa oynamaya heves ve tevessül etmiştir. CHP sözcülerinin tahrikleri, edep ve haya dışı iftiraları tırmanırsa, bunun acıklı sonuçlarına katlanmak provokasyon kuyruğundaki malum ve müptezel yüzlere düşecektir. Çapı, noktadan öteye geçemeyen bu tetikçilere söyleyeceğimiz tek şey şudur, MHP yürür, CHP sürünür, MHP yapar, alayı birden ölü balık gibi bakar. Bugünkü CHP’nin Atatürk’ün kurduğu siyasi parti ile hiçbir benzerliği, hiçbir ilgisi, hiçbir ilişkisi kalmamıştır. Bunlar hayırsız mirasyedidir, miras sonunda tükenmiştir" şeklinde konuştu.
Kurultaya AK Parti'den Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop ve AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı'dan oluşan üç kişilik heyet katıldı.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×