İMRALI CANİSİ BÜYÜ MÜ YAPTI SANA BAŞBAKAN???

  gündür  Bursa  ve  Manisa'dan hükümete uyarıları sürdüren  ve  Türkiye'nin AKP felaketi  altında olduğunu vurgulayan Bahçeli, " Türklük anayasadan ayıklanmak,  Türk kimliği bölücü  seferlerle kıskaca  alınmakistenmektedir. Kamplaşma  ve kutuplaşma  süreci  her tarafa sıçramıştır. AKP  merkezli yıkıcı, yakıcı  ve yozlaştırıcı adımlar  Türkiye'yi içten içe çürütmektedir. Durum ciddidir..." açıklaması yaptı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bilinmelidir ki; İmralı canisi, AKP sayesinde fiilen özgür kalmıştır, sırayı buna hukuki kılıf bulmak almıştır. 'Süreç'denilen ihanet adımları bu gidişle vahim noktalara dayanacak, bölücülüğü ve terör örgütünü tam manasıyla meşrulaştıracaktır" dedi.

 

Bahçeli 2 gündür Bursa ve Manisa'dan hükümete uyarıları sürdürdü.

Bahçeli, "Milli Değerleri Koru ve Yaşat Açık Hava Toplantıları" kapsamında Bursa Kent Meydanı'nda düzenlenen "Kuruluş Mitingi" nde yaptığı konuşmada, hükümeti eleştirdi. "Başbakan ve hükümeti Cumhuriyeti yıkmak, rejimi değiştirmek, Türk milletini etnik kimliklere taksim etmek için frensiz ilerlemektedir" diyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başbakan'ın aklının, vicdanının, mantığının ve basiretinin yarısı, İmralı canisinin kodesinde hapsolmuş, diğer yarısı Kandil, Barzani ve okyanus ötesi tarafından rehin alınmıştır. Maalesef terör örgütü kanlı saldırılarıyla ulaşamadığı ne varsa, elde etmeye ve erişmeye başlamıştır. Başbakan, katilden medet ummaktadır.  

" BAŞBAKAN VE HÜKÜMETİ TERÖRE DİZ ÇÖKMÜŞ, İPLERİ VERMİŞ, İRADESİNİ DEVRETMİŞTİR

Başbakan, kanlı örgütten insaf ve merhamet dilenmektedir. Başbakan kendi gibi tükenmiş, iflas etmiş, örselenmiş bir Türkiye özlemektedir. İmralı canisiyle müştereken giriştiği etnik kimlik ve bölücülük kazısını, inatla ısrarla ve akıl tutulması içinde sürdürmektedir. Başbakan ve hükümeti teröre diz çökmüş, ipleri vermiş, iradesini devretmiştir. Üstelik bölünmüş devlet yapısına onay vermiş, rıza göstermiştir. 21 Mart Nevruz Bayramı her şeyi netleştirmiş, her şeyi gözler önüne sermiştir. Bu yıl ki bahar bayramı İmralı canisinin ve örgütünün propagandasına, ahlaksızca havale edilmiş ve emre amade duruma getirilmiştir . Başbakan Erdoğan, İmralı canisini meydanlara taşımış, gıyabında kürsülere çıkarmıştır. Kanlı fikirlerinin okunmasını sağlamış, kalabalıklara alkışlatmış ve sözde liderliğini tasdik ettirmiştir. Türk milleti Diyarbakır'daki küstahlıkları, alçaklıkları, soysuzlukları ibretle izlemiştir. Başbakan ve hükümetinin izniyle İmralı canisinin, mesajları kuryeleri vasıtasıyla kuru bir  kalabalığa okunmuştur. Türkiye, müebbet hapis mahkumu bebek katilinin bölücülüğü resmileştiren bağımsız Kürdistan'ın sözde kuzey ayağını çizen cüretine şahitlik etmiştir. Bilinmelidir ki; İmralı canisi, AKP sayesinde fiilen özgür kalmıştır, sırayı buna hukuki kılıf bulmak almıştır. 'Süreç'denilen ihanet adımları bu gidişle vahim noktalara dayanacak, bölücülüğü ve terör örgütünü tam manasıyla meşrulaştıracaktır. Başbakan Erdoğan'ın önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar İmralı canisini serbest bırakması, hatta düzenleyeceği mitinglerde 'beraber yürüdük biz bu yollarda'şarkısını ortak olarak seslendirmesi de kuvvetle ihtimaldir.  

BASINA ELEŞTİRİ

Basın kuruluşlarını da eleştiren Bahçeli, şöyle konuştu: "Ne hazindir ki televizyonlar Diyarbakır'dan ihanetin yayınını canlı olarak servis etmiştir. Gazeteler, manşetlerinden rezaletler serisinin haberlerini büyük puntolarla vermiştir. Herkes, koro halinde İmralı canisinin silahlı militanlarının sınır ötesine çekilmesini istediğini yazmış, çizmiş ve duyurmuştur. Oysa ki cani başı böyle bir şey söylememiştir. Yalnızca PKK'nın sınır ötesine çekilme aşamasına geldiğini vurgulamıştır. PKK'nın yerinden kımıldamaya hiç niyeti yoktur. Hele namlusundan kan damlayan silahını terk etmeye de hiç isteği görülmemektedir. Çekilme talimatı başkadır, çekilme aşamasına geldiğini ifade etmek elbette bambaşka bir şeydir. İmralı canisi yeni bir başlangıç yapıldığını, bunun da mücadeleyi bırakmak değil, daha farklı bir mücadeleyi başlatmak olduğunu iddia etmiştir. Milli devleti insanlık dışı bir imalat olarak, ahlaksızca sunmuştur. Kafasına göre Türk milletini bölmüş, etnik ve coğrafi temelde parçalara ayırmıştır. Sözlerinin arasında 'Kürdistan ve Anadolu'diyerek Türk vatanını iki farklı eksene taşımıştır.

" İMRALI CANİSİYLE BAŞBAKAN AYNI BÖLÜCÜLÜK HAVUZUNDAN BESLENMEKTEDİR

Bahçeli, "bu kanlı katilin yeni bir Türkiye'ye uyandıklarını hezeyan içinde duyurduğunu" belirterek, konuşmasını şunları kaydetti: "Şu işe bakınız ki Başbakan Erdoğan terörist başının açıklamalarını olumlu bir gelişme olarak gördüğünü, hiç utanmadan, gocunmadan ve en ufak yüz kızarıklığı emaresi göstermeden söyleyebilmiştir. Çünkü, İmralı canisiyle Başbakan aynı bölücülük havuzundan beslenmektedir. Aynı zehirli atığın kıyısında gezinmekte, aynı çamur akıntısının içinde kürek çekmektedir. Bu ikili, aynı kirli sudan içmektedir. İkisinde de aynı üslup aynı ağız ve aynı nakaratlar görülmektedir. Cani başı, milleti etnik kimliklere bölmektedir, Başbakan da bunu yapmaktadır. Cani başı 'silahlar sussun, fikirler konuşsun'demektedir, Başbakan da bu şekilde konuşmaktadır. Cani başı, Türk'e düşmandır, Başbakan da karşıdır. 

Cani başı, milliyetçiliğe tahammülsüzdür, Başbakan da böyledir. Cani başı, Başkanlık sistemine sempatik ve sıcaktır, Başbakan buna dünden razıdır, hazırdır. 

Cani başı, manevi değerlerimizi istismara yönelmektedir, Başbakan da bunu çoktandır yapmaktadır. Yeni Türkiye'den cani başı da bahsetmektedir, Başbakan da zaten bunu hedeflemektedir. Cani başının demokratik Türkiye'siyle Başbakan'ın ileri demokrasisi esasen aynı kavramlardır. Cani başının halkların kardeşliği sloganıyla Başbakan'ın 36'ya ayrılmış millet yapısı bir ve aynıdır, ikisi de Türk milletinden ve Türkiye Cumhuriyeti'nden tiksinmektedir. Bunların her ikisi şehitler üzerinden pazarlık yapmış, şehitlerimizin kemiklerini sızlatmış ve şehit ailelerini hüsrana uğratmışlardır. Bunlar ihanet komisyonunun, bölünme furyasının kıdemli iki eş başkanıdır. Bunlar Türkiye'yi tabuta koymaya çalışan ikiz, iki mezar kazıcıdır. Anlaşılan İmralı canisinin mesajları, Başbakan'ın elinden geçmiş, düzeltmeleri bizzat kendisi yapmış ve BDP'li postacılara vermiştir."

"NEVRUZ BAYRAMI'NDA TÜRK BAYRAĞI İNMİŞ, PKK PAÇAVRALARI YÜKSELMİŞTİR"

Diyarbakır'daki Nevruz Bayramı kutlamalarında Türk Bayrağı'nın bulunmamasına da değinen Bahçeli, şunları söyledi: "Diyarbakır'daki Nevruz törenlerinde Türk Bayrağı'nın olmaması, Başbakan'ı fazlaca rahatsız etmemiştir ve bunu kuru, basit birkaç tepkisel sözle geçiştirmiştir. PKK'nın meydan okumasıyla geçen Nevruz Bayramı'nda Türk Bayrağı inmiş, PKK paçavraları yükselmiştir. Türk milleti gerilemiş, Türkiyelilik zırvası ilerlemiştir. Kardeşlik irtifa kaybetmiş, bölücü emeller palazlanmıştır. Terörle mücadele düşmüş, terörle müzakere çıkmıştır. Türkiye kaybetmiş İmralı canisi ve yoldaşı Başbakan kazanmıştır. Başbakan Türk'e dair ne varsa sabote etmiş, ayaklaraltına almıştır. Türk Bayrağı eğer, Türk vatanında asılmıyorsa, bunun tek ve yegane sorumlusu, Recep Tayyip Erdoğan'dır. Başbakan'ın çözüm ve süreç arkadaşları Türk Bayrağı'nın derin anlamını hasır altı ediyorlarsa, bunun vebalinin kimin üzerinde olduğu da bellidir."

"BUNLARI DUY BAŞBAKAN BUNLARI DUY Kİ GECE UYKUN KAÇSIN"

 

Miting alanındakilere, "Bayrağa, vatana sahip çıkacak mısınız? Türk milletine ve Türkiye'ye destek verecek misiniz?" diye soran Bahçeli, "evet'yanıtını alınca, " Bunları duy Başbakan bunları duy ki gece uykun kaçsın...

 

Bayrağı tali unsur olarak gören densizler, bu evetleri duymalıdır, bayrağı bir siyasi partiyle özdeşleştirerek asmayan bölücü hainler kafalarının içine sokmalıdır. Batıda tek milletten, doğuda 36'dan bahseden, batıda şehit istismarından, doğuda terörist ağzından fayda uman, batıda Çanakkale ruhundan doğuda Barzani dalkavukluğuna soyunan Başbakan ve yandaşları bu 'evet'leri mutlaka anlamalıdır. Evet, Türkiye Türk'tür Türk kalacaktır Allah'ın izniyle " ifadelerini kullandı.

 

Bahçeli, " Hiç kimse hayale kapılmasın, rüyaya dalmasın, yanlış hesap yapmasın. Oğuz nesli mukadderatına sahip çıkacaktır. Ötüken ruhu hainlere geçit vermeyecektir.

 

Kuruluşumuzun direkleri bölücülerin kafasına arkası arkasına inecektir " dedi. 

" ŞEHİT KANLARIYLA SINIRLARI ÇİZİLMİŞ TÜRK VATANI DEMOKRATİKLEŞME VE ÖZGÜRLEŞME YALANLARIYLA PARÇALANMAK ÜZEREDİR

Bahçeli, yaptığı konuşmada, Bursa'nın, tarihi ve kültürel açıdan Türkiye ve Türk milleti için çok önemli olduğunu hatırlattı.

 

"Bursa hainlere korku salmakta, eş başkanlara hezimet vaat etmektedir" diyen Bahçeli, şöyle devam etti: "İçiniz kan ağlayarak görüyorsunuz ki, Türkiye temellerinden sarsılmaktadır. Meydanlarda bağımsızlığını ve varlığını kazanmış Türk milleti, masada paylaşılmak istenmektedir. Şehit kanlarıyla sınırları çizilmiş Türk vatanı demokratikleşme ve özgürleşme yalanlarıyla parçalanmak üzeredir. 1071'den beridir içinde yaşadığımız son yurdumuz hainlerin emellerine ve ellerine bırakılmanın bir önceki durağındadır. Dün kovduklarımız bugün tekrar başımıza üşüşmüşlerdir. Dün def ettiklerimiz bugün yeniden doğrulmuşlar ve işbirlikçileri eliyle kapımıza dayanmışlardır ve dün mağlup ettiklerimiz, bu defa hınç ve hırsla üzerimize çullanmışlardır. Türk milletinin tarihi mevcudiyetinden nefret duyan sömürgeci güçler, aslında hiçbir dönemde kapatmadıkları kanlı hesaplarını yeniden açmışlardır. Emperyalist oyunlar, karanlık ilişkiler, bölünme kampanyaları tekrar hız kazanmış, bir kez daha sahneye çıkmıştır. Biliniz ki; 942 yıl önceki Malazgirt destanının hesabı sorulmak istenmektedir. 917 yıl önce başlayan ve Anadolu'nun her karışına mübarek mücadelelerle gömülen Haçlı zihniyeti, geçmişin yarım kalan hesabını kapatmayı ummaktadır. 714 yıl önce Söğüt'ü yurt tutarak üç kıtaya mühür vuran millet kudretini bitirmek ve silmek için yoğun çabalar sergilenmektedir. 687 yıl önce fethedilen Bursa'nın intikamını almak için sıraya girenler hevesle faaldir ve faaliyet içindedir. 560 yıl evvel Türk milletinin hakimiyetine geçen İstanbul'un kaybını ve acısını unutamayanlar öç almak için ellerini ovuşturmaktadır. 98 yıl önce Çanakkale'de tepelenenler, yeni baştan şanslarını denemek için harekete geçmişlerdir. 93 yıl önce Sevr'deki rezil hesaplar içimizdeki gafillerin desteğiyle tekrar canlanmıştır. 91 yıl önce Sakarya'da durdurulan, 90 yıl önce Dumlupınar'da yere serilen düşmanlıklar;

şimdilerde dirilmiş, bilenmiş ve beslenmiş vaziyette karşımıza dikilmiştir."

"DURUM CİDDİDİR"

 

Bahçeli, Türk milletinin kuşatıldığını ve milli değerlerinin alçakça hedef yapıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Şurası açık bir gerçektir ki; etnik bölünmeyi amaçlayan kanlı terör meşrulaşmış, muhatap kabul edilmiştir. İmralı canisi çözüm ortağı ve barış elçisi olarak gösterilmiştir. Siyasi ayrılıkçılık hevesleri hız kazanmıştır. Etnik bölünmeye zemin hazırlayan iç ve dış tahrikler anormal ölçülerde artmıştır. İç huzur, kardeşlik ve dayanışma ruhu yara almış ve zayıflamıştır. Terör inisiyatif elde etmiş, 'Süreç, çözüm, barış, ateşkes, pazarlık ve taviz kopartma'tuzaklarıyla alanını genişletmiştir. Cumhuriyetin ilke ve esasları tartışmaya açılmış, bölünmeye anayasal kılıf bulma süreci ivme almıştır. Kimlikler kaşınarak, sistemli tahriklerle kavga ve çatışma ortamı körüklenmiştir.

 

Türkiye'nin milli devlet niteliği ve üniter yapısı hedef alınmıştır ve aziz milletimizin bin yıllık kardeşliği tesadüflerin eline bırakılmıştır. Türk milletini, dış tesir ve müdahalelerden koruyacak ekonomik, kültürel, sosyal ve ahlaki güvenlik duvarları AKP zihniyetinin teslimiyet anlayışı ile kırılma noktasına kadar bükülmüştür. Türkiye AKP felaketi altındadır. Türk milleti AKP nifakıyla karşı karşıyadır. Türk vatanı AKP belasıyla sarsılmaktadır. Tek millet, tek devlet, tek dil, tek bayrak ve tek vatan AKP'nin bölücü politikaları ve uygulamaları sonucunda yıpratılmış ve yarılmıştır. Etnik temelde bölünme, inanç temelinde cepheleşme, mezhep temelinde ayrışma, devletin ana ilkeleri temelinde kavga vahim bir aşamaya gelmiştir. Cumhuriyetin temelleri, demokratik rejim, milli ve manevi değerlerimiz çatışma ve istismar alanı haline dönüşmüştür. 

Türklük anayasadan ayıklanmak, Türk kimliği bölücü seferlerle kıskaca alınmak istenmektedir. Kamplaşma ve kutuplaşma süreci her tarafa sıçramıştır. AKP merkezli yıkıcı, yakıcı ve yozlaştırıcı adımlar Türkiye'yi içten içe çürütmektedir. Durum ciddidir..."  

'ONUN DA ZAMANI GELECEK

Türkiye'nin iyi yönetilmediğini vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi: "AKP yönetimi altındaki Türkiye'de; Türk olmak suçtur. Türk kimliği suçludur. Türk Bayrağı tahriktir. Türk milliyetçiliği ayaklar altındadır. Türk milleti bölünmesi icap eden 36 parçadan ibarettir. Bunlara karşılık; PKK baş tacıdır. İmralı canisi ezberleri bozan, umutları yeşerten iyilik meleğidir. Barzani gurur abidesidir. Bölücülük hak arama yolu, terör kurtuluş reçetesidir.

Şimdi soruyorum sizlere ve yüksek sesle cevabınızı duymak istiyorum: Milli değerleri korumaya ve yaşatmaya hazır mısınız? Türk milletinin birliğini, bütünlüğünü ve varlık haklarını sahiplenmeye var mısınız? Kuruluşumuzun aziz anılarını, Türklüğün namus ve şerefini çiğnetmemeye kararlı mısınız? Bu evetler Bursa'nın iradesidir, milli değerlerin teminatıdır, Türk milletinin tercihidir.

 

Hiç kimse hayale kapılmasın, rüyaya dalmasın, yanlış hesap yapmasın. Oğuz nesli mukadderatına sahip çıkacaktır. Ötüken ruhu hainlere geçit vermeyecektir. Kuruluşumuzun direkleri bölücülerin kafasına arkası arkasına inecektir." Bu sırada miting alanındakilerin, "Vur de vuralım öl de ölelim" sloganları atması üzerine Bahçeli, "Merak etmeyin onun da zamanı gelecek" dedi.

 

Bahçeli, "Eşkıyanın, teröristin, bölücünün Tayyip Erdoğan abisi ve cani Öcalan şefi varsa, Türk milletinin asırları aşan kuvveti, zalimleri ezen cesareti, Hakkı tutup kaldıran inancı vardır ve buradadır. İşte Bursa, işte millet, işte milli vicdanlar bugün tümüyle teslimiyete meydan okumaktadır..."  görüşünü dile getirdi. 

"TÜRK MİLLETİ KANDIRILMAKTADIR"

"Başbakan Erdoğan, PKK'yla Türk milletini müzakere etmektedir" diyen Bahçeli, şunları söyledi:

"1 Ağustos 2009 tarihinde başlatılan demokratik açılım denilen yıkım projesi, çözüm süreci isimli yeni bir melanetle birleştirilmiş ve harmanlanmıştır. Türk milleti çözüm sözleriyle çözülme ve çöküşe götürülmektedir.

PKK, aradığı fırsat ve imkanları sonunda AKP'nin kurduğu çözüm masasında bulmuş, tavizkar ve acziyetle çerçevelenmiş kötürüm politikalara var gücüyle tutunmuştur. 

Diyorlar ki; silahlar susacak, PKK silah bırakacakmış. Diyorlar ki, PKK'lı militanlar emniyetli şekilde sınır dışına çıkacaklarmış. Diyorlar ki, terör bitecekmiş. Diyorlar ki, analar ağlamayacakmış. Diyorlar ki, Türkiye huzura kavuşacak, yatırımlar artacak, ekonomi sıçrama yapacakmış. Türk milleti kandırılmaktadır. Aziz Bursalı kardeşlerim yalanlarla oyalanmaktadır. Sınır dışındaki kamplarda yuvalanmış teröristler nasıl ülke dışına çıkarılacaktır? PKK'nın silah bırakması nasıl mümkün olacaktır? Nitekim Başbakan Erdoğan kanlı cinayet örgütüne neleri peşkeş çektiğini, neleri vermeyi taahhüt ettiğini hala açıklayamamıştır.

 

 

" NEYİ ÇÖZMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ? NEYİN SÜRECİNİ İLERLETİYORSUNUZ?

Başbakan'a Bursa'dan soruyorum; İmralı canisine hangi sözleri, PKK'ya hangi umutları verdiniz? Çözümle neleri kast ediyorsunuz? Çözüm diyerek neleri yok etmeye çırpınıyorsunuz? Neyi çözmeye çalışıyorsunuz? Neyin sürecini

ilerletiyorsunuz? Türk milleti kiminle küsmüş, kimlerle savaşmıştır da barıştırmak için mesai harcıyorsunuz? İmralı canisinin serbest kalması çözüm müdür? PKK'nın parlamentoya taşınması çözüm müdür? Türkiye'nin devleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak çözüm müdür? Şehit kanından ilhamını almış Türk bayrağını provokasyon aracı olarak görmek çözüm müdür? Özerk yönetimi, arkasından çok dilli, çok kimlikli ortaklıklar devletini inşa etmek, nihayetinde de Kürdistan'ın kurulmasını sağlamak çözümün bir parçası mıdır? Başkanlıksistemine geçmek, aynı zamanda koltuk ve mevki hırsını tatmin etmek çözümün bir aracı mıdır? Sayın Başbakan çözümle neleri çürütmeye, neleri küllemeye, neleri  gömmeye çabalıyorsun? Süreçle neyi süründürmeye, neyi sündürmeye, neyi söndürmeye, neyi sürüklemeye uğraşıyorsun? Senin başka bir işin yok mudur?

Bursa'nın meseleleri dağ gibi birikmişken, sen nelerle ve hangi cüretle meşgul oluyorsun? Sen Türkiye'nin başına, yıkım ve yok oluş memuru olarak mı tayin edildin? BOP eş başkanlığının yanında, mandacı mısın, sömürge piyonu musun, bölünme uydusu musun? Yoksa İmralı canisi sana el mi verdi, büyü mü yaptı, gözünü mü boyadı, PKK iradene pranga mı vurdu? Türkiye'yi bu hale getirmeye ne hakkın vardır?

"PKK DIŞARIDA, TSK İÇERDEDİR"

"Genelkurmay başkanlarının müebbet hapis cezasıyla yargılandığını, terörist olarak izansızca itham edildiğini, ancak gerçek teröristlere methiyeler düzüldüğünü, tavsiyelerinin dinlendiğini" belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Genelkurmay başkanlığı yapan ve terörle mücadele eden değerli komutanlar eğer; karakollara baskın düzenlemiş olsalardı, bebekleri, kızları, anaları, babaları acımadan katletselerdi bugün el üstünde tutululardı. Mehmetçiği sırtından vursalardı, polislere pusu kursalardı, canlı bombalarla yatıp kalksalardı çözüm diyerek kapıları aşındırılırdı. Habur'dan girselerdi, Kandil'de yanaşık düzen eğitimi verselerdi, Oslo'da görünselerdi ve Barzani'nin himayesinde olsalardı her işleri rast giderdi. Yollara mayın döşeselerdi, bedenlere mermi sıksalardı, canlara kıysalardı mesajları alınıp verilir, müzakere masasının başköşesine kurulurlardı. Şu kepazeliğe bakınız ki, PKK dışarıda, TSK içerdedir.

 

TSK mahkum ve müebbetlik, PKK serbest ve güvencedir. Biliyorsunuz ki, sözde darbe davalarında tutuklu veya hükümlü bulunanlara atfen yöneltilen iddiaların en başında hükümeti devirmek suçlaması gelmiştir. Başbakan Erdoğan ve partisi suçlu, suçsuz ayrımına gitmeden, önemli sayıdaki asker kişileri zan ve töhmet altındabırakmış, hükümete karşı darbe planları yapmakla itham etmiştir...

 

Askeri vesayeti kırmakla övünenler, acaba kendilerinin PKK kapanına kısıldıklarını ve bölücülük vasiliğine rıza gösterdiklerini ne zaman anlayacaklardır? Türkiye'yi İmralı'nın ağzına bakar hale getirmeye kimin ne hakkıvardır? Siz Bursalı kardeşlerime sormak istiyorum. Çözüm süreci denilen PKK'yı aklama ve temize çıkarma densizliğine müsaade edecek misiniz? İmralı canisinin özgürlüğüne kavuşmasına, Türkiye'nin müzakere masalarında çatır çatır bölünmesine sessiz duracak mısınız? Sürekli kendisiyle çelişen, bir dediği bir dediğinitutmayan, çok yüzlü ve yalanın madeni haline gelen Başbakan'ın çözüm sözlerine itibar edecek misiniz? "

"ERDOĞAN DURMADAN İFTİRA ATIYOR"

Bahçeli, "Biz, İmralı'ya, ancak ve ancak, cani başının yalnızca hak ettiği cezayı vermek, döktüğü kanların hesabını sormak ve yağlı urganı boğazına geçirmek için gideriz"  dedi.

 

Bahçeli, "Başbakan Erdoğan'ın, terör örgütü elebaşı ve PKK ile birlikteliğini sağlama almak için milliyetçiliğe saldırdığını, Türklüğe cephe açtığını ve partilerine durmadan iftira attığını" belirtti.

 

MHP'nin, "terör bitmesin" diye uğraştığının iddia edildiğini belirten Bahçeli, "Yine bu anlayışa göre, terör biterse MHP de bitermiş. Milliyetçi Hareket, terörle mücadeleyi engellemiyormuş, kanın akmasını istiyormuş ve anaların ağlamasına çanak tutuyormuş. Bu müfterice beyanlar, bu asılsız düzmece ve uydurma ifadeler, ancak ruhunu iblisle mübadele edenlere has bir tavırdır.

 

MHP, Türk milletine engel çıkaran, zarar veren, önünü kapatan ne varsa elinin tersiyle itmekte, tam karşısında duruş göstermektedir" diye konuştu.

 

Bahçeli, terörün de bölücülüğün de bölünmenin de panzehiri bir parti olduklarını vurgulayarak şöyle devam etti:

"Biz Türk milliyetçisiyiz. Türkiye'yi canından aziz bilen milliyetçi ve millet sevdalısı vicdanlarız. Biz, İmralı canisinin eline avucuna düşecek kadar yenilmiş, yutulmuş, yerlere serilmiş ve pespayeye dönmüş bir anlayışta olmayız,olamayız. Biz, İmralı'ya, ancak ve ancak, cani başının yalnızca hak ettiği cezayı vermek, döktüğü kanların hesabını sormak ve yağlı urganı boğazına geçirmek için gideriz. Başbakan Erdoğan, artık yolunu, yönünü çizmiş, tercihini yapmıştır.  

Peygamberimizin övgüsüne mazhar olmuş büyük Türk milletini inkar etmiş, Türk milliyetçiliğini şeytana uymakla tanımlamış ve ayaklar altına almıştır."

Kimin kalbi Türkiye için çarpıyorsa, Türk milleti mensubiyetiyle kim iftihar ediyorsa, bağırlarının da kollarının da kapılarının da her daim açık olduğunu ifade eden Bahçeli, "Şırnak bizdendir, Edirne biziz. Konya canımızdır,Giresun göz bebeğimiz. Samsun tutkumuzdur, Bursa ruhumuz. Diyarbakır sevgimizdir, Erzurum iftiharımız. İstanbul heybetimizdir, Mersin incimiz. Yozgat kaynağımızdır, İzmir direncimiz. Ankara hepimizindir, hepimiz Ankara ve Türkiye'yiz" ifadelerini kullandı. 

"BU MEYDAN TÜRKİYE'NİN UMUT AYNASI VE KANITIDIR"

Bahçeli, Türkiye'nin onurlu ve aydınlık geleceğinin, herkesin ortak milli değerler manzumesi etrafında kenetlenerek milliyetçilik şuuru ile Türkiye'nin yeniden yapılandırılmasına bağlı olduğunu savunarak, şunları kaydetti: "MHP buna taliptir, buna hazırdır. Ayakların baş olduğu bu dönem bitmelidir, muhakkak ki bitecektir. Işık görülmüş, umut güneşi doğmuş, AKP balonu sönmeye yüz tutmuştur. Bursa bunun ön sözüdür, ana fikridir, bu meydan Türkiye'nin umut aynası ve kanıtıdır. Kuruluşumuzun merkezi, kurtuluşumuzun sirenlerini çalmaktadır. Bu, nedenle kozmopolit, kabileci, yönsüz, yolsuz, uğursuz, nursuz, köksüz, kimliksiz ve yabancılarla düşüp kalkan AKP, kesinlikle hak ettiğini bulmalıdır. Türkiye sevdalısı, tertemiz alınlı ve milli vicdanlı Türk milliyetçileri, fırsatını bulsa şeytanla müzakereye oturmaktan dahi çekinmeyecek gafillerden, Mondrosçu zavallılardan, Sevr hayranlarından hesap soracaktır. Bunu sizlerden aldığım güçle söylüyorum. Bunu sizlerin coşkusuylahaykırıyorum.

 

Başbakan Erdoğan'a buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum; çözüm denilen çözülme ve çöküş planından vazgeç. İmralı canisiyle yürüttüğün müzakereleri bir an önce kes. PKK'yı bitirmek için milletin verdiği yetkiyi sadakatle kullan ve şerefinin hiç değilse birazını kurtar. Yoksa Türk milleti seni affetmeyecektir.

 

Bu gidişle, ismin her hatıra geldiğinde beddualarla anılacaktır. Bunu bil, bunları gör ve Türk milletiyle daha fazla oynama. Türkiye'nin önünü daha fazla kapatma. Merak etme sayın Başbakan, gün gelip arkana baka baka iktidardan gideceksin. Gittiğin yerde de emin ol, Türk yargısının önünde hesap vereceksin."

 

Bahçeli, dün de 473. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali çerçevesinde düzenlenen etkinliklere katıldı. Bahçeli, Manisa Belediyesi'nin açılış töreninde de vatandaşlara seslenerek, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunup hükümeti uyardı.



ORTADOĞU GAZETESİ
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×