KARAMANOĞLU MEHMET BEY

 

    13. Yüzyılda Anadolu’yu aydınlatan ilim adamlarının arasında yer alanlardan biri de  Karamanoğlu Mehmet Beydir. O yıllarda Türkçe sadece Anadolu da halk arasında  kullanılırdı. Devlet daireleri de dâhil kendini aydın zanneden kişiler Türkçe konuşmazdı. Karamanoğlu Mehmet Bey  bir ferman çıkartarak Türkçeyi resmi dil ilan etmiştir.

      Malazgirt  Zaferinden sonra Anadolu’da devlet kuran Selçuklu Türkleri, Orta Asya’dan birlikte geldikleri  Oğuz Boylarını bölge bölge Anadolu’ya yerleştirmişler Anadolu’nun kısa sürede Türkleşmesini sağlamışlardır.

      Bunların içinde 13. Yüzyılın başlarında İçel  Bölgesinde uç beyi olarak yerleştirilen Salur Türk oymağı da vardı. Salur Türklerinin  lideri Kerimüddin Karaman  idi, bu yüzden bu oymağın adına Karamanlılar deniyordu.

  Öteki Türk oymakları gibi Karamanlılarda törelerine sıkı sıkıya bağlıydılar. İslam  dininin etkisi ile Selçuklular  Devletinin resmi dil olarak benimsediği Arapça ve Farsçaya karşı  Karamanlılar arı Türkçeyi kullanıyorlardı. Türkçenin adeta savunucusu olmuşlardı onun için bu fikir ayrılığı Selçuklu Devleti ile sık sık çatışmalara neden oldu.  Karamanlılar da Törelerine sıkı sıkıya bağlıydılar dedik Töre nedir: Her topluluğun bir bağlı olduğu, uyduğu töresi olmuştur.  İlk Çağdan beri, kavimlerini kötülüklerden korunmak için koyduğu kurallardır. Bunlar genelde yazılı değil sözlüdür. Türk töresinde kural tepedekilerin yaptığı zorbalıklar değildir, Türk töresinde birisi eğer vatanına, milletine, akraTÜRK DİL BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

 

    KARAMANOĞLU MEHMET BEY

 

    13. Yüzyılda Anadolu’yu aydınlatan ilim adamlarının arasında yer alanlardan biri de  Karamanoğlu Mehmet Beydir. O yıllarda Türkçe sadece Anadolu da halk arasında  kullanılırdı. Devlet daireleri de dâhil kendini aydın zanneden kişiler Türkçe konuşmazdı. Karamanoğlu Mehmet Bey  bir ferman çıkartarak Türkçeyi resmi dil ilan etmiştir.

      Malazgirt  Zaferinden sonra Anadolu’da devlet kuran Selçuklu Türkleri, Orta Asya’dan birlikte geldikleri  Oğuz Boylarını bölge bölge Anadolu’ya yerleştirmişler Anadolu’nun kısa sürede Türkleşmesini sağlamışlardır.

      Bunların içinde 13. Yüzyılın başlarında İçel  Bölgesinde uç beyi olarak yerleştirilen Salur Türk oymağı da vardı. Salur Türklerinin  lideri Kerimüddin Karaman  idi, bu yüzden bu oymağın adına Karamanlılar deniyordu.

  Öteki Türk oymakları gibi Karamanlılarda törelerine sıkı sıkıya bağlıydılar. İslam  dininin etkisi ile Selçuklular  Devletinin resmi dil olarak benimsediği Arapça ve Farsçaya karşı  Karamanlılar arı Türkçeyi kullanıyorlardı. Türkçenin adeta savunucusu olmuşlardı onun için bu fikir ayrılığı Selçuklu Devleti ile sık sık çatışmalara neden oldu.  Karamanlılar da Törelerine sıkı sıkıya bağlıydılar dedik Töre nedir: Her topluluğun bir bağlı olduğu, uyduğu töresi olmuştur.  İlk Çağdan beri, kavimlerini kötülüklerden korunmak için koyduğu kurallardır. Bunlar genelde yazılı değil sözlüdür. Türk töresinde kural tepedekilerin yaptığı zorbalıklar değildir, Türk töresinde birisi eğer vatanına, milletine, akrabalarına kötülük yapacaksa o uyarılır onun kötülük yapması önlenir yalınız bu iş dayakla değil sözle yapılır. Kaldı ki  liderin düşünmeden başkalarına verdiği söz uğruna da değil. 

  Peygamberimiz bir hadislerinde “Adet ve geleneklerinize uyunuz, yalınız günaha girmemek şartı ile.” demektedir. Yani Peygamberimiz de harama, küfre kaçan gelenekleri  yasaklamaktadır. Doğru olan gelenekleri yaşatmanın mahsuru olmadığını söylüyor 

  On üçüncü yüzyılda Selçuklu devleti dış etkenlerle özellikle Moğol  istilası  yüzünden Selçuklu tahtı, Anadolu’da ki Türk birliğini koruyamaz oldu. Bunların  zayıf düştüğü bu durumdan faydalanmak isteyen Toros dağlarındaki Türkmenler, Ermenek, Mut, Silifke yöresini ellerinde bulunan Karamanlılar, Karamanoğlu Mehmet Beyin başa geçmesiyle güçlenmişler “Lanerda” adı ile tanınan şu anda ki Karaman ilini de almışlardı ve Karamanoğlu adı ile müstakil bir devlet kurmuşlardı. 

    Karamanoğlu Mehmet Bey, Bununla da yetinmek istemiyor, Selçuklu devletini  eline geçirerek Anadolu’da Türk birliğini kuvvetlendirmek istiyordu.   1277 yılında eline bir fırsat geçti. Selçuklu Sultanı üçüncü Gıyasettin Keyhüsrev  Mısır Kölemenleri ile savaşmak için başkent Konya’dan ayrılmıştı. Konya Sarayı bomboştu, bir Emir  vekil olarak oturuyordu. Karamanoğlu Mehmet Bey bu fırsatı değerlendirmeye karar verdi. Kendisinin Sultan İzzettin Keykavus’un oğlu olduğunu söyleyen   Cimri adında bir kişi vardı onu buldurdu 12 Mayıs 1277 günü ordusunun başına komutan olarak getirdi ve Konya’ya doğru gönderdi. bir de haber gönderdi, sultanın oğlu geliyor kimse direnmeden kapıların açılmasını emrediyordu.

      Konya’ya haber ulaştığı halde Konya kapıları açılmamıştı Mehmet Bey savaşla Konya’yı almış Cimriyi tahta oturtmuştu. Cimri bir semboldü esas yönetici onun arkasında Mehmet Bey’di.

      Karamanoğlu Mehmet Bey, saray geleneklerine göre yeni sultanın adına para bastırıp, hutbe okuttu. Sonrada, ilk iş olarak şu fermanı çıkarttı. “BU GÜNDEN SONRA, DİVANDA, DERGÂHTA, BARİGAHTA, MECLİSTE, MEYDANDA, TÜRKÇEDEN BAŞKA DİL KULLANILMAYACAKTIR.”

      Ferman dalga, dalga, yayılıyordu kasabalara, kasabalardan köylere, köylerden göçebe çadırlarına kadar yayılıyordu. Türkçeden başka dil bilmeyen, Türkçeden başka dil anlamayan Anadolu köylüleri bu işe çok sevinmişlerdi. 

  Bu olay Anadolu da yeni bir uyanış kaynağı olmuş, Türk dilinin Anadolu’da ki durumu güçlenmiş, Türk şuuru aydınlık kafalarda taze bir ülküyle tutuşmuştu. 

  Karamanoğlu Mehmet Beyin yaktığı bu meşale Anadolu’yu kısa zamanda dalga dalga aydınlatmaya başlamıştı. Yunus Emre, Âşık Paşa, Karacaoğlan   gibi şairler Şiirlerini öz be öz kendi dilleri ile katıksız arı Türkçe ile yazıp söylemişlerdir.

  Siyasi bir olay gibi gözüken Karamanoğlu Mehmet Beyin ayaklanması aslında Türk kültür tarihinin önemli dönüm noktası olmuştur. Nerede ise kayıp olmaya yüz tutmuş Türk dili, bir kez daha güçlenerek herkes tarafından konuşulmaya başlanması Türk dili açısından son derece güzel bir olaydır. 

    Bugün Karaman ilimizde onun büstü dikilidir bu büstün gövdesinde büyük harflerle fermanı yazılmış altına da 13 Mayıs 1277 tarihi yazılıdır.

  Karaman ilimizde her yıl, Türkçenin resmi dil oluşunun yıldönümü törenlerle kutlanıyor. Dil bayramı yapılıyor. Karamanoğlu Mehmet Beyin tarihi kişiliği üzerinde durulur onun Türk diline yaptığı katkılar uzun uzun anlatılıyor ve onun Türk kültür tarihindeki seçkin yeri vurgulanır, Yunus’tan, Karacaoğlan’dan  şiirler okunur. 

  Karamanoğlu Mehmet Bey; aydınlık Anadolu’nun unutamayacağı bir güneştir.

 Atatürk de 11 Temmuz 1932 yılında bir akşam yemeğinde yanındaki arkadaşlara :“Dil işlerini düşünmek zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?” masadakiler hemen harekete geçilmesi lazım diyerek ATAYA katılırlar.“Öyle ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş bir dil cemiyeti kuralım. Adı Türk Dili Tetkik Cemiyeti olsun.”der. 

balarına kötülük yapacaksa o uyarılır onun kötülük yapması önlenir yalınız bu iş dayakla değil sözle yapılır. Kaldı ki  liderin düşünmeden başkalarına verdiği söz uğruna da değil. 

 

  Peygamberimiz bir hadislerinde “Adet ve geleneklerinize uyunuz, yalınız günaha girmemek şartı ile.” demektedir. Yani Peygamberimiz de harama, küfre kaçan gelenekleri  yasaklamaktadır. Doğru olan gelenekleri yaşatmanın mahsuru olmadığını söylüyor 

 

  On üçüncü yüzyılda Selçuklu devleti dış etkenlerle özellikle Moğol  istilası  yüzünden Selçuklu tahtı, Anadolu’da ki Türk birliğini koruyamaz oldu. Bunların  zayıf düştüğü bu durumdan faydalanmak isteyen Toros dağlarındaki Türkmenler, Ermenek, Mut, Silifke yöresini ellerinde bulunan Karamanlılar, Karamanoğlu Mehmet Beyin başa geçmesiyle güçlenmişler “Lanerda” adı ile tanınan şu anda ki Karaman ilini de almışlardı ve Karamanoğlu adı ile müstakil bir devlet kurmuşlardı. 

    Karamanoğlu Mehmet Bey, Bununla da yetinmek istemiyor, Selçuklu devletini  eline geçirerek Anadolu’da Türk birliğini kuvvetlendirmek istiyordu.   1277 yılında eline bir fırsat geçti. Selçuklu Sultanı üçüncü Gıyasettin Keyhüsrev  Mısır Kölemenleri ile savaşmak için başkent Konya’dan ayrılmıştı. Konya Sarayı bomboştu, bir Emir  vekil olarak oturuyordu. Karamanoğlu Mehmet Bey bu fırsatı değerlendirmeye karar verdi. Kendisinin Sultan İzzettin Keykavus’un oğlu olduğunu söyleyen   Cimri adında bir kişi vardı onu buldurdu 12 Mayıs 1277 günü ordusunun başına komutan olarak getirdi ve Konya’ya doğru gönderdi. bir de haber gönderdi, sultanın oğlu geliyor kimse direnmeden kapıların açılmasını emrediyordu.

      Konya’ya haber ulaştığı halde Konya kapıları açılmamıştı Mehmet Bey savaşla Konya’yı almış Cimriyi tahta oturtmuştu. Cimri bir semboldü esas yönetici onun arkasında Mehmet Bey’di.

      Karamanoğlu Mehmet Bey, saray geleneklerine göre yeni sultanın adına para bastırıp, hutbe okuttu. Sonrada, ilk iş olarak şu fermanı çıkarttı. “BU GÜNDEN SONRA, DİVANDA, DERGÂHTA, BARİGAHTA, MECLİSTE, MEYDANDA, TÜRKÇEDEN BAŞKA DİL KULLANILMAYACAKTIR.”

      Ferman dalga, dalga, yayılıyordu kasabalara, kasabalardan köylere, köylerden göçebe çadırlarına kadar yayılıyordu. Türkçeden başka dil bilmeyen, Türkçeden başka dil anlamayan Anadolu köylüleri bu işe çok sevinmişlerdi. 

  Bu olay Anadolu da yeni bir uyanış kaynağı olmuş, Türk dilinin Anadolu’da ki durumu güçlenmiş, Türk şuuru aydınlık kafalarda taze bir ülküyle tutuşmuştu. 

  Karamanoğlu Mehmet Beyin yaktığı bu meşale Anadolu’yu kısa zamanda dalga dalga aydınlatmaya başlamıştı. Yunus Emre, Âşık Paşa, Karacaoğlan   gibi şairler Şiirlerini öz be öz kendi dilleri ile katıksız arı Türkçe ile yazıp söylemişlerdir.

  Siyasi bir olay gibi gözüken Karamanoğlu Mehmet Beyin ayaklanması aslında Türk kültür tarihinin önemli dönüm noktası olmuştur. Nerede ise kayıp olmaya yüz tutmuş Türk dili, bir kez daha güçlenerek herkes tarafından konuşulmaya başlanması Türk dili açısından son derece güzel bir olaydır. 

    Bugün Karaman ilimizde onun büstü dikilidir bu büstün gövdesinde büyük harflerle fermanı yazılmış altına da 13 Mayıs 1277 tarihi yazılıdır.

  Karaman ilimizde her yıl, Türkçenin resmi dil oluşunun yıldönümü törenlerle kutlanıyor. Dil bayramı yapılıyor. Karamanoğlu Mehmet Beyin tarihi kişiliği üzerinde durulur onun Türk diline yaptığı katkılar uzun uzun anlatılıyor ve onun Türk kültür tarihindeki seçkin yeri vurgulanır, Yunus’tan, Karacaoğlan’dan  şiirler okunur. 

  Karamanoğlu Mehmet Bey; aydınlık Anadolu’nun unutamayacağı bir güneştir.

 Atatürk de 11 Temmuz 1932 yılında bir akşam yemeğinde yanındaki arkadaşlara :“Dil işlerini düşünmek zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?” masadakiler hemen harekete geçilmesi lazım diyerek ATAYA katılırlar.Öyle ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş bir dil cemiyeti kuralım. Adı Türk Dili Tetkik Cemiyeti olsun.”der. 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×